Anasayfa EMEK 9 ayda en az 1485 işçi! “Patron ile işçi ayn gemide değil!”

9 ayda en az 1485 işçi! “Patron ile işçi ayn gemide değil!”

Perşembe, 12 Ekim 2017 11:54
Yazdır PDF

isci katliami suruyor 9 ayda 1485 is cinayeti 361815 5İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) yayımladığı Eylül ayı raporunda yer alan verilere göre, Eylül ayında en az 147,  yılın ilk dokuz ayında ise en az 1485 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi, aslında katledildi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 10. Avrupa Bölge Toplantısı açılış töreninde yaptığı konuşmada; “Şimdi işyeri, işin devamı, işverenin ne kadar sorumluluğundaysa, çalışanların, çalışanları temsil eden sendikaların da o kadar sorumluluğundadır” şeklindeki artık bayatlayan “hepimiz aynı gemideyiz” söylemlerine karşın, İSİG hazırladığı raporda; “Sermaye ile emek ya da gündelik dilde ifade edersek işçi ile patron aynı gemide değildir. Türkiye’de patronlar her geçen gün zenginleşirken işçiler yoksullaşmaya devam ediyor. Geçen hafta Türk-İş dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 4960 TL olduğunu açıkladı ve bu ülkede asgari ücret 1404 TL. Yani yoksulluk sınırı asgari ücretin 3,5 katı. Bu paralar zenginlerin bir gece verdikleri yemek masrafı kadar neredeyse. Peki nasıl aynı sorumluluğa sahibiz sayın Başbakan?” sorusunu yöneltti.

SİG raporunda yer alan iş cinayetlerinin Eylül ayındaki iş cinayetlerinin iş kollarına göre dağılımında; Tarım, Orman işkolunda 40 işçinin; İnşaat, Yol işkolunda 27 işçinin; Taşımacılık işkolunda 14 işçinin; Ticaret, Büro işkolunda 12 işçinin; Konaklama, Eğlence işkolunda 10 işçinin; Madencilik işkolunda 7 işçinin; Metal işkolunda 7 işçinin; Belediye, Genel İşler işkolunda 7 işçinin; Tekstil, Deri işkolunda 5 işçinin; Enerji işkolunda 5 işçinin; Gıda, Şeker 3 işçinin; Gemi, Tersane işkolunda 2 işçinin; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 2 işçinin; Ağaç, Kâğıt işkolunda 1 işçinin; İletişim işkolunda 1 işçinin; Savunma, Güvenlik işkolunda 1 işçinin ve de çalıştığı işkolu belirlenemeyen 3 işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

 

İşçiler ya trafikte ya da ezilerek yaşamlarını kaybediyor

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımında ise; Ezilme, Göçük nedeniyle 31 işçinin; Trafik, Servis kazası nedeniyle 31 işçinin; Şiddet nedeniyle 22 işçinin; Yüksekten Düşme nedeniyle 18 işçinin; Elektrik Çarpması nedeniyle 13 işçinin; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 13 işçinin; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 5 işçinin ve diğer nedenlerden dolayı 14 işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

 

5 yılda en çok işçi katliamının yaşandığı yıl 2017

İSİG, yayımladığı raporda iş cinayetlerinin yıllara göre dağılımına göre; 2013 yılının ilk dokuz ayında en az 881 işçi, 2014 yılının ilk dokuz ayında en az 1451 işçi, 2015 yılının ilk dokuz ayında en az 1319 işçi, 2016 yılının ilk dokuz ayında en az 1464 işçi, 2017 yılının ilk dokuz ayında ise en az 1485 işçi yaşamını yitirdi. İş cinayetlerindeki bu artışı iktidarın “sermaye güçlendirme” politikası olarak okumak mümkün.

Türkiye’de sendikal mücadele alanına baskı her geçen gün artmakla beraber, taşeronlaşma, düşük ücretlere, yoğun iş saatlerine ve güvencesiz çalışma koşullarına karşın işçilerin hak arama yollarının kapatılması, grevlerin engellenmeye çalışılması, sendikal örgütlenmenin önünün alınması, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, çocuk ve mülteci-çocuk işçilik, göçmen işçilerin yaşam sorunları, kadın işçilerin sömürünün günbegün artan şiddetine maruz bırakılmaları ve daha sayabileceğimiz onlarca sorun bahsini ettiğimiz “sermayeyi güçlendirme” politikasının emek alanındaki en somut karşılıklarıdır. AKP iktidarında emeğin durumundan bahsetmek, değersizleştirilen emekten, düşürülen ücretlerden, uzayan mesailerden, azaltılan yemek öğünlerinden, sağlıksız çalışma alanlarından, sigortasız işçi yığınlarından ve saya tezgahlarında uyuyakalan çocuk işçilerden bahsetmeyi gerektirir.

Emek ve sermaye arasındaki mücadelenin gün geçtikçe daha da çetinleştiği açıktır. Bu çetin şartlar altında sendikal direnişlerle birlikte çocuk ve göçmenleri de içine alan saya işçilerinin eylemleri sınıf hareketine dair önemli deneyimler olarak yaşanmakta ve birçok şehirde ve alanda işçi eylemleri sürmektedir.