Anasayfa Güncel Açlık grevinde olan tutsaklar: Sadece ses istiyoruz!

Açlık grevinde olan tutsaklar: Sadece ses istiyoruz!

Pazartesi, 17 Nisan 2017 13:46
Yazdır PDF

izmir şakran mektup manşetH. Merkezi: 62 gündür açlık grevinde olan Şakran T2 bölümündeki tutsaklar duyarlılık çağrısı yaprak mektup gönderdi. Mektupta, talepleri ve hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini anlatan tutsaklar, “Kemal ve Hayri’nin takipçileri, Bobby Sands ve Hüseyinlerin sevdalıları olarak tüm vicdan sahibi herkese eylemimize destek için çağrı yapıyoruz; çığlığımıza ses vermenizi istiyoruz. Sadece ses” dedi.

Türkiye ve T. Kürdistan'ındakii 29 hapishanede 278 siyasi tutsağın başlattığı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemi devam ediyor. 15 Şubat’ta Şakran Hapishanesinde başlayan açlık grevi ise 62.’inci gününe girdi. Şakran T2 Bölümünde açlık grevinde olan tutsaklar ise kamuoyuna bir mektup aracılığıyla seslendiler. “Yurtsever halkımız ve demokratik güçlere” diye başlayan mektup, şu şekilde:

Uğruna ölünebilecek yaşam, onurlu, anlamlı, değerli ve özgür yaşamdır. Biz ya böylesi bir yaşamı yaşayacağız ya da hiç yaşamayacağız.

 

Halkların önderi ve özgürlük iradesi olan Önder Apo’ya uygulanan gayr-i ahlaki hukuk dışı olan tecrit içerisinde tecrit politikası, yaşamın yaşanabilirliliği için gerekli olan anlam ve değerliliğine bir saldırı olduğu gibi, varoluş sebebimizinde kabul edemeyeceği bir uygulamamdır. Darbe girişimi sonrasındaki kaotik ortamda uygulanan tecrit, vicdansızlık ve insanlıkdışı en koyu ve uç noktasına vardırılmıştır. Ama buna paralel önderliğin sağlık, güvenlik ve özgürlüğünü biricik varoluş sebebi olarak addetmiş olan bizlerinde, bu çirkin tecrit politikasına karşı daha fazla sabrımızın kalmadığını belirtiriz. Bizler, artık bu duruma sessiz kalabilecek, bu durumla yaşayabilecek noktada değiliz. Bizler için yaşam, ancak önderliğimizin sessiyle anlamlı ve yaşanılabilirdir.

 

Darbe girişiminden sonra Önder Apo üzerinde koyulaştırılan tecrit politikası, PKK VE PAJK’lılerın bulunduğu tüm cezaevlerine her türlü yasaklama, kısıtlama ve onur kırıcı uygulamalar bir biçimde yansımıştır: sosyal ve kültürel faaliyetlerinin tümü iptal edilmiş; açık görüş ve telefon gibi iletişim imkanları kısıtlanmış; eğitim için verilen imkanlar ortadan kaldırılmış; spor ve sanatsal faaliyetler durdurulmuş; sohbet imkanları ortadan kaldırılmış; cezaevleri idaresi ise daha da baskıcılaşmış, keyfi politika ve uygulamalara tabii olmuştur.

 

Adalet Bakanlığı’ndan gelen hak sınırlayıcı genelgeler yetmezmiş gibi cezaevi idareleri de ilgili tüm hususları ve var olan mevzuat ve iç yönetmelikleri sonuna kadar aleyhimize kullanarak sonsuz mağduriyetlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Keza kelepçeli tedavi, hastane sevklerine götürmeyiş veya geç götürüş, kronik ve akut hastalıkları olan arkadaşlarımızın tedavisi aksatılması veya yapılmaması, hastalığın gerektirdiklerinin karşılanmaması gibi durumlarda, durumumuzun sağlık boyutunu oluşturmaktadır.

 

Bunlarla beraber, son süreçte tüm cezaevlerinde onur kırıcı söylem ve uygulamalar 1980 sürecini yaşatır durumda; kimlik taşıttırma, çıplak arama, arama adı altında odaları talan etme, siyasal kimliğimize söylemsel saldırılarda bulunma ve psikolojik işkencenin yanı sıra bazı cezaevlerinde fiziki işkence tutsaklara yapılmış; görüşlerde ailelerimiz taciz ve hakaretlere uğramıştır. Şakran T Tipi Kampüs Cezaevlerinde bilhassa 4’nolu cezaevinde belirttiğimiz durumlar katmerli şekilde yaşanıyor.

 

Gerek önderliğimize yaklaşım gerekse biz tutsaklara dayatılanları ve uygulananları kabul etmediğimizi belirterek, süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladık. Bu grevimiz iki ayı gerisinde bırakarak kritik eşiğe girmiş girerken, eylemimizdeki kararlılığı; önderliğimize bağlılığımızı ve özgür yaşama olan aşkımızı halkımıza dostlarımıza ve tüm demokratım diyenlere bu kısa name aracılığıyla bildirmek istiyoruz.

 

İyi bilinsin ki önderliğimiz üzerindeki tecrit kırılmadan bu eylemi bırakmayacağız. Hepimiz lime lime eriyip şehid düşsek de eylemi bırakmayacağız. Eylemi sonlandıracak olan ölümlerimiz değil, önderliğimizin gür sesi olacaktır.

 

Kemal ve Hayri’nin takipçileri, Bobby Sands ve Hüseyinlerin sevdalıları olarak tüm vicdan sahibi herkese eylemimize destek için çağrı yapıyoruz; çığlığımıza ses vermenizi isityoruz. Sadece ses.

 

Bedeli ne olursa olsun, özgür iradenin zaferi anlamlı ve değerli yaşam yaratacaktır.

 

Devrimci selamlar.”

2’nolu Şakran T Tipi

1’inci grup: Murat Duran, Sinan Ekmekçi, Eren Tekin, Cengiz Doğan, Erhan Erguz, Mustafa Akan, Necdet Kaya ve Kasım Özdemir (15 Şubat’ta başlayanlar)

2’inci grup: Mehmet Yavuz, Cahit Ayaz, Mehmet Değirmenci, Ramazan Atabey, Yakup Güneş, M. Adnan Kılıç, Faruk Kara, Şahin Aslan, Zeki Yiğit, Tanju Yıldırım, Cemal Günsel ve Mahmut Aba ( 6 Nisan’da başlayanlar)”

 

Kaynak: Gazete Şujin


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 151

Alt Menü