Anasayfa Güncel Raşa ve Bozyiğit: Nuriye ve Semih’in açlığına ortak olduk

Raşa ve Bozyiğit: Nuriye ve Semih’in açlığına ortak olduk

Pazar, 13 Ağustos 2017 15:33
Yazdır PDF

serhad tunay

İstanbul: OHAL kapsamında ilan edilen KHK’ler ile birlikte işlerinden ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 156 gündür açlık grevinde. 82 gündür açlık grevlerini hapishanede devam ettiren Gülmen ve Özakça’ya destek büyüyor.

Devletin Nuriye ve Semih’e destek eylemlerine dönük saldırılarının arttığı bu günlerde artık basın açıklamaları ve eylemlerde Nuriye ve Semih isimleri yasaklandı. Toplumsal alanlarda Nuriye ve Semih ismini yasaklayan devlet bu direnişe desteği kesmenin derdinde. Toplumun birçok kesiminde yankı bulan Nuriye ve Semih direnişine, sanatçılarda yaptıkları açıklamalarla destek verdi. Nuriye ve Semih’in açlığı giderek büyürken bu direnişe sanatçılardan Serhad Raşa ve Tunay Bozyiğit’de 7 günlük açlık grevi ile destek verdi. Taksim’de bulunan Alamut Kafe’de süreli açlık grevini sürdüren Raşa ve Bozyiğit’i Özgür gelecek gazetesi olarak ziyaret ederek açlık grevleri hakkında görüşlerini aldık.

 

Devlet Nuriye ve Semih’in direnişinden korkuyor

Açlık grevlerine yoğun desteğin olduğunu devrimci demokrat ve yurtsever kesimlerden kitle ve sanatçıların bu greve destek verdiğini, kendilerini ziyarete geldiğini belirten Raşa 7 gündür açlık grevinde olduklarını söyledi. Gülmen ve Özakça’nın isimleirnin yasaklanmasından bahseden sanatçılardan Raşa, “Devlet bu direnişten korkuyor. Elbette mesele Nuriye ve Semih’in işlerine geri iadesi değil. Böyle bir şey olsaydı devlet işlerine geri iade ederdi. Ancak bu direniş Gülmen ve Özakça şahsında yüz elli bin kamu emekçisinin direnişi haline geldi. Bu direnişin kazanımla sonuçlanması halinde ihraç edilen kamu emekçilerine emsal olacaktır. Devlet bu açıdan kamu emekçilerinin tepkilerinin simgeleştiği Özakça ve Gülen’i direnişinden rahatsızlık duyuyor. Onu ve ona dönük destek eylemlerini yasaklamak istiyor” dedi.

 

“Korku ne kadar hızlı yayılabiliyorsa, isyanda o kadar bulaşıcıdır”

Tunay Bozyiğit ise AKP iktidarının bu ihraç politikaları ile devlet sermayesini güçlendirmeye çalıştığını belirterek “ AKP ülkemizdeki sermayedarlarla anlaştığı ortadadır. Ucuz iş gücü yaratma gibi bir politikası söz konusudur. Dolayısıyla bu direniş sadece bir işten atma değil emek ile sermayenin bir savaşımı olarak görülmelidir” dedi. Bozyiğit ayrıca AKP iktidarının bir korku yaratma istediğini belirterek “ AKP yarattığı bu koku dağları ile toplumu sindirmek istiyor. Esas amacı bu kadar saldırı dalgası içerisinde kendisini tehdit edecek unsurların bastırılmasıdır. Ancak unuttuğu bir şey var ki o da korku ne kadar hızla yayılabiliyorsa isyanda o kadar bulaşıcıdır” dedi.

 

“Nuriye ve Semih’in açlığına ortak olmak istedik”

Raşa son olarak sözlerini şu şekilde bitirdi: “Biz Nuriye ve Semih’in açlığına ortak olmak istedik. Dolayısıyla bu direnişi başlattık. Nuriye ve Semih’in açlığı bugün Türkiye’deki ezilenlerin açlığıdır. Onların direnişi bugün Türkiye’deki ezilenlerin direnişidir. Bu açıdan bu direnişin yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.“ dedi.