Anasayfa Kadın Ni Una Menos’dan 8 Mart çağrısı: “Greve gidiyoruz”

Ni Una Menos’dan 8 Mart çağrısı: “Greve gidiyoruz”

Cuma, 19 Ocak 2018 11:45
Yazdır PDF

ni una menosH. Merkezi : Arjantinli kadın hareketi “Ni Una Menos” 8 Mart 2018 küresel kadın grevi çağrısı yaptı. Kadınlara Sor’un facebook hesabında çevirisi yayımlanan çağrıda, “Dünyanın tüm kadınlarını, lezbiyen, trans ve feminize edilmiş bedenlerini itaatsizlik virüsünü yaymaya çağırıyoruz. Önümüzdeki 8 Mart 2018'de herkesi eyleme ve ortak bir isyana çağırıyoruz: greve gidiyoruz!” dedi.

 

“Yeni bir enternasyonalizmi dokumaya başladık”

Ni Una Menos’un Küresel Kadın Grevi çağrı metninin tamamı şu şekilde;

“Bizler, dünya kadınları olarak, var oluşsal bir devrim süreci içinde bir aradayız. 8 Mart 2017’de eyleme geçmek için birleştik: ilk küresel kadın grevini, 55 ülkenin dâhil olduğu ulus ötesi, çok dilli, kesişimli ve heterojen bir eklemlenmeyi gerçekleştirdik. Yeni bir enternasyonalizmi dokumaya başladık. Beklenmedik bir devrimci özne olarak küresel düzeyde oluştuk ve merkezine fedakârlıktan çok hayatı koyan feminist bir etikten yola çıkarak tüm sömürü, ırkçılık ve zulüm biçimlerini kendimize dert edindik. Bizim için tüm bedenler ve tüm var oluşlar önem taşır. O zaman, hemen şimdi ve burada, yaşamak istediğimiz dünyayı hayata geçirelim.

 

“Bu sel bizi ileriye doğru itiyor, çünkü isyanımız bu seli besliyor”

Geçmiş devrimlerin ezgisini feminist mücadelelerin azmiyle birleştiren bu kesişimin işareti olarak bir kişi daha eksilmeyeceğiz diyoruz. Bir virüs gibi yayılan ve siyasal ve toplumsal örgütlenmelerin merkezinde patlayarak demokratikleşme alanları yaratarak zayıflık söylemlerini parçalayan bir güç biçimini dolaşıma sokuyoruz; bu güç ev içi alanların sınırlarını parçalıyor; sendikaların tartışmalarına meydan okuyor; üretim ve popüler ekonomi alanlarındaki direnişleri harekete geçiriyor; kaynak sömürüsüne ve mülksüzleştirmeye karşı mücadeleyi radikalleştiriyor; eğlence sanayinde kopuşlar yaratıyor; sanatsal alanlara sızıyor; taşlaşmış dillerin içinde bu dilleri yeni var oluşları ve kimlikleri adlandırmaya zorlayacak gerilimler yaratıyor ve finansın gündelik hayatımız üzerindeki denetimine meydan okuyor. Meydanlarda ve yatak odalarında patlıyor. Hiçbir şey feminist devrime dışsal değildir, bu sel durup dinlenmeden ileri geri hareket ediyor, yerkürenin altından hendekler kazıyor ve yeni bir kuvvet kazanarak bir deprem gibi yüzeye çıkıyor.

Greve gidiyoruz çünkü bu sel bizi ileriye doğru itiyor ve çünkü isyanımız bu seli besliyor.

 

“Hayatlarımızı ve özerkliklerimizi savunmak için greve gidiyoruz”

Şiddetin ve tüm sömürü biçimlerinin doğal olmadığını göstermek için dünya çapında greve gidiyoruz. Bedenlerimizi savaş ganimeti olarak gasp eden zalimliğe karşı greve gidiyoruz. Irkçılığa ve bedenlerimizle topraklarımıza el konulmasına karşı greve gidiyoruz. Hayatlarımızı ve özerkliklerimizi savunmak için greve gidiyoruz. Arzularımızın yeryüzünde yeni bir yaşam biçimi tahayyül edebildiği, kendimize ait bir zamanı yaratmak için greve gidiyoruz.

 

Hareketimiz mevcut olanın dışına taşıyor; sınırları, dilleri aşıyor

Grevimiz sadece tekil bir olay değil, resmi demokrasinin kurallarına sığamayacak bir toplumsal dönüşüm ve tarihsel itaatsizlik potansiyelinin birikimi sürecidir. Hareketimiz sermayeye ve onun finansal hareketlerine ait olmayan yeni coğrafyalar inşa etmek için mevcut olanın dışına taşıyor, sınırları, dilleri, kimlikleri ve ölçekleri aşıyor.

 

“Mücadelelerimizin bastırılmasına, suçlulaştırılmasına karşı greve gidiyoruz”

Cinsel ve ırksal işbölümüne karşı; finansın bedenlerimiz üzerindeki komutasına karşı; kullanılıp atılan bedenler ve hayatlar imal edilmesine karşı; tecrübelerimizi etkisizleştirmeyi amaçlayan dinci ahlakçılığa (puritanizme) karşı; neo-liberalizmin haklarımızı gasp etmesine karşı; neo-liberal aklamalara (pinkwashing*) karşı; medyadaki cinsiyetçi imgelere ve pratiklere karşı; bizim adımıza disipline edip ahlakileştirmeyi amaçlayan “cezalandırıcılığa” (cezalar aracılığıyla cezalandırma politikasına) karşı; mücadelelerimizin bastırılmasına, suçlulaştırılmasına ve şeytanlaştırılmasına karşı greve gidiyoruz.

 

“Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!”

Grev bizlere yönelen şiddet biçimlerinin üstündeki örtüyü sıyırıp atmak için yeniden icat ettiğimiz bir araç. Grev ekonomilerimizde ve topraklarımızda icra edilen yeni sömürgeci ve emperyal biçimleri haritalandırmamıza imkan veriyor. Grev bizleri araştırmaya çağırıyor ve direnişi, itaatsizliği ve alternatif yaşam biçimlerinin ve isyankâr bedenlerin üretimini harekete geçiriyor.

Dünyanın tüm kadınlarını, lezbiyen, trans ve feminize edilmiş bedenlerini itaatsizlik virüsünü yaymaya çağırıyoruz. Önümüzdeki 8 Mart 2018'de herkesi eyleme ve ortak bir isyana çağırıyoruz: greve gidiyoruz!

Ni Una Menos, Vivas Nos Queremos! Bir kişi daha eksilmeyeceğiz, yaşamak istiyoruz!"

*pinkwashing: LGBTİ haklarının varlığını diğer hak ihlallerini örtbas etmek için kullanmak (pembeyle yıkamak).

 

Kaynak: www.yenidemokratkadin.net