Anasayfa Kültür / Sanat “Şafak Alazında Harpagos’a Kafa Tuttuk” kitabına bir değerlendirme

“Şafak Alazında Harpagos’a Kafa Tuttuk” kitabına bir değerlendirme

Pazartesi, 04 Temmuz 2016 12:05
Yazdır PDF

ŞAFAK ALAZINDA HARPAGOSA KAFA TUTTUKYazarı Hasan Aksu olan ve Nisan Yayımcılık’tan çıkan “Şafak Alazında Harpagos’a Kafa Tuttuk” anı-anlatı kitabını büyük bir merak ve açlıkla okudum. Merakım bizler için bilinmeyen yönü çok olan bir dönemi anlatıyor olmasından. Açlığım ise, kendi tarihimizin ön sürecinde olsa bizzat yaşayan bir yoldaş tarafından yazılmasından kaynaklanıyor.

Biz tarihimizi dengbejler misali anlatımlardan öğreniyoruz. Bunun hiçbir zaman zaman bütünlüklü bir bilgi içermeyeceği gibi kalıcı olması da beklenemez. Hasan Aksu yoldaşın anı-anlatılarını okuyunca uzak kaldığımız tarihimizin ne denli değerli ve parlak olduğuna bir kez daha şahit oluyoruz. Okudukça yeni bilgiler, öğreniyoruz. 44 yıllık tarihimizi ayrıntılı olarak ne kadar anlatabildik sorusunu sormadan geçemeyeceğim. Bu eksikliğin temel nedeninin tarihimizin de bir mücadele silahı/aracı olduğu bilincinin zayıflığı olduğunu düşünüyorum. Yoksa bu tarihin yapıcılarının yaradıklarını, dönemlerini yazılı hale getirmelerini nasıl, neyle açıklayacağız? Kendi tarihimizi anlatacak yaşayan, kesintisiz süren yolumuzun yolcuları bunu yapmalıdır. Ki geçmiş daha bir güçlüce anlamını bulup büyütülebilir.

Kitap süreç olarak ta, olaylar olarak ta epey geniş bir zenginliğe sahiptir. Bunlar içinde benim en çok dikkatimi çeken olaysa Dersim Deşt toprak işgali oldu. DHD mücadelesinin özünün toprak sorunu olması ve köylülüğün bu mücadelenin asli unsuru olması yanında Dersim’de gerçekleştirilmiş olması da özel bir anlama sahiptir.

Bu toprak işgalinden öncede elbette Ege’den Trakya’ya, Malatya, Maraş’tan Antep’e özellikle 1960’lı yıllarda köylülerin toprak işgalleri söz konusudur. Bunlardan bir kısmına devrimci gençlik hareketleri de sonradan destek vermiştir. İbrahim yoldaşın da yer aldığı Trakya’daki Değirmendere köylülerinin toprak işgali en bilinenidir. Bunların ortak bir özelliği de devlete karşı değil, köyleri, toprakları elinde bulunduran ağalara, tefecilere karşı yapılmış olmasıdır. Ve herhangi bir siyasi hareket parti öncülüğü olmadan köylülerin kendi güçleriyle gerçekleştirdikleri eylemler olmalarıyla kendiliğindencilik özelliği taşımasıdır.

Dersim Deşt toprak işgali ve direnişi bunlardan her haliyle çok farklıdır. Her şeyden önce TDH tarihinde baştan sona partimiz tarafından örgütlenip kazanımla sonuçlandırılan ilk ve tek toprak işgali örneğidir. Hangi tarih böylesi bir bölgede 38’den sonra böylesi görkemli bir direnişe önderlik etmiştir. ’38 gibi büyük bir katliama uğrayıp her türlü zulmü ve acıyı görmüş halkımız 1978’de tekrardan ayağa kalkarak toprağı için örgütlenip toprağını sahiplenmiştir. Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden, Dersim halkının bu ayağa kalkışını sağlayanda bizzat partimiz olmuştur. Deşt, partinin çalışması, emeği, Dersim toprağıyla, insanıyla bütünleşmesinin adı olmuştur. Tohumun hasada durmasını sağlamıştır. Hasada duran tarihin anlatımında eksik kalıyoruz. Kendimize, halkımıza, geleceğimize, unutulmaya unutulmuş bir mirası bırakıyoruz adeta. Bu öylesi zor dönemlerde yaratılan kazanımlar bir mirasken anlatılmayacakta hangisini, anlatacağız? Hasan Aksu yoldaş yazısıyla bunu tarihimizde kalıcı kaldı. Sadece bu direniş değil, çok farklı mücadele alanlarında onlarcası bulunmaktadır tarihimizde. Yazılmayan ve yaşatılmayan tarih geleceğe eksik yürümek demektir. Bizler için acı ve kayıp bir gerçekliktir. Yazmak unutmanın panzehiridir.

Parti öncülüğünde bir kitle eyleminin nasıl örgütlendiğini görüyoruz öncesinde. Örgütlü güçlerden başlayıp kitle örgütlenmesine, güvenlik sorunundan halkın moral-motivasyonuna, tohum, mazot, traktörlerin hazırlanmasına kadar sürecin ilmek ilmek örüldüğünü görüyoruz. Bu eylem aynı zamanda partinin ilk göz ağrısıdır da öylesi bir süreçte. Kitlesel halk örgütlülüğümüzde dışımızdaki devrimci çevrelerin bu direnişin gerçekleşmemesi için elinden geleni yapmaktan geri durmadığı da yansır yazarın anlatımlarından. Bunların tavrı kendisine ideolojik-politik olarak güvensizliğin yanında halka, kitlelere güvensizliğin ve düşmanı gözünde büyütmenin de sonucu, onun bir ürünüdür. Tersinden ise devletin bütün baskılara rağmen halk tarafından sahiplenip katılınması partiye olan güvenin kendisi olmuştur. Burda halka doğru önderliğin gücün ideolojik-politik olarak yaptığının verdiği güvenden kaynaklandığını da göstermiştir.

“Devrim kitlelerin eseridir” söylemi de öylesi zor koşullarda pratikte öncüsü tarafından nakış işler gibi işlenmiştir kitlelere. Aynı zamanda kitlelere güven verirsen kitlelerinde sana olan güveni boşa çıkarmayacağının gerçekliği olmuştur. Parti ve kitlelerin ortaya çıkardığı eserin kendisidir Deşt toprak işgali. Öncüsüyle birleşen kitlelerin yarattığı başarı, kazanım dostlara, halka güven, düşmana korkuyu bir kez daha Deşt’te gösterip yaşatmıştır.

Deşt yüzlerce askerin, komandonun baskısına, saldırılarına rağmen halkın direnişi bırakmayıp verilen güvenle(1) tek yürek, tek vücut olarak gücünü gösterip kazanmasıyla değil, eyleme çevreden destek için gelenlerin planlı bir şekilde geri çekilmeleri sırasında gözaltına alınmaları sonrasında da net olarak kendini göstermiştir. Yine parti öncülüğünde yaygın bir şekilde kitlelerin köylerden, ilçelerden gelerek gözaltılara, adliye önünde tepki göstermesi serbest bırakılmalarını sağlamıştır. Böylece Deşt’te ikinci bir başarı daha öncüsünün önderliğinde kazanılmıştır.

Tarihimize bu örnek pratik içinde ışık tutmuş oldu sağ olasın sevgili Hasan Aksu. Bilmeyenler gibi duyup ta ayrıntılarına sahip olmayanlar için heyecan verici bir öğrenme imkanı sunmuş oldu “Şafak Alazında Harpagos’a Kafa Tuttuk” kitabı. Tabi diğer birçok değerli bilgiyle birlikte.

Böylesi önemli süreçleri yaşayan arkadaşları, dostları eline kağıt/kalemi alıp yazmaya davet ediyorum.

Kendi adıma böylesi onurlu, anlamlı bir tarihimizin içinde olduğu bir dönemi yazdığı için teşekkür ediyorum. Hasan Aksu’ya ve devamının gelmesini de sabırsızlıkla beklediğimi belirtmek istiyorum.

Çalışmalarında başarılar Hasan Aksu, eline, emeğine, yüreğine sağlık.

 (1) Sürdüğünü görüyoruz. Bu sadece işgal eyleminde halkın…

Tutsak Partizan Erol Engin  

                                                                                                                                                


Son Haberler

Özgür Gelecek son sayı çıktı!

ozgur gelecek 128 1

Alt Menü