Anasayfa Makale KÜÇÜLME ve BÜYÜME…

KÜÇÜLME ve BÜYÜME…

Pazartesi, 06 Mart 2017 17:00
Yazdır PDF

imagesPartinin hataları ve başarıları gerileme, ilerlemeleri küçülmesi ya da genişlemesi kaçınılmaz olarak burjuvazi ve silahlı mücadele ile olan ilişkilerine bağlıdır.” (Mao, Seçme Eserler, cilt 2, s. 290)

Savaş iddiasını taşıyan bir parti savaşmadığında ciddi HATALAR yapar. GERİLER ve KÜÇÜLÜR. Başta önderlik olmak üzere ciddi örgütsel-yapısal sorunlar yaşar. Kitlelerden, sınıf savaşımının gerçekliğinden, devrimin en yakın dostlarından kopar, uzaklaşır ve yabancılaşır.  Burjuvaziye ait olan felsefi idealizme, dogmatizme, statükoculuğa düşer; bürokrat burjuva önderlik tarzından kurtulamaz. Örgüt için vazgeçilmez olan ideolojik temelli güven ortadan kalkar. Alt-üste, üst kendi içinde, kitleler örgüte güven duymaz. Örgüt kaos ve krizden kurtulamaz.

Silahlı mücadele burjuva-feodal sisteme karşı meydan okuma, savaşma iddia ve cesaretidir. Silahlı mücadele politik mücadelenin en gelişkin en ileri seviyesidir. Burjuvaziye karşı bütünlüklü karşı durma, ona karşı savaşarak kurtulma yoludur. Düşmanı her şeyiyle her yönüyle düşman olarak görmeyen onu düşman kabul etmeyen onu alt edip yok etme fikir ve iddiasına sahip olarak konumlanıp mevzilenmeyen savaşamaz. Silahlı mücadeleyle burjuvazi arasında sayısız diyalektik bağ vardır. Birine yakın olan diğerine uzak olur. Silahlı mücadele fikrine ve iddiasına sahip olan burjuvaziye uzak olur. Keza burjuvaziye yakın olan silahlı mücadele fikrine uzak olur. Silahlı mücadeleye uzak ve yabancı olanlar burjuvazinin en yakın gördüğü zararlı olarak kabul etmediği güçler ve kesimlerdir. Kim ki silahlı mücadele fikrine iddia ve pratiğine uzak ise burjuvaziyle ideolojik temelde ittifak içinde olduğu gerçeğini reddedemez.

Reformizm-legalizm-uzlaşmacılığın-düzen içi her türlü fikir ve yolun silahlı mücadele fikrine ve yoluna uzak, ona yabancı ve karşıt olması burjuva olana ise yakın olması tesadüfi değildir. Keza pratikte gerçeklikte değil de “sözde-lafta-slogan” düzeyinde silahlı mücadele fikrini savunanların da nihayetinde burjuvaziye yakın olma gerçekliğinden kurtulamayacağı, etkisi altına girip köleleşmesi kirlenip çirkinleşmesinin kaçınılmaz olduğu TESADÜFİ değildir. Lafta kağıt üzerinde silahlı mücadeleyi savunup gerçeklikte-pratikte sağ bir pratik hatta ilerleyenler her zaman herkesten daha tehlikelidir. Sahte, sinsi ve ikiyüzlüdür. Bu anlayış savunucuları ve kişilikleri gerçek yaşamda hiçbir şey yapmayarak yapılanları da küçümseyerek-alaya alarak kendilerini ustaca uzun süre devrimci saflarda saklama ve gizleme başarısını gösterebilirler. Devrimci örgütün bir bütün olarak savaşamama hali, parçalı ve bölgesel savaşma durumu bu türden anlayışların bir süre de olsa devrimci saflarda yer bulma olanaklarını ve şansını hazırlayan zemin olarak görmek gerekir.

Burjuvazi sadece bankalara-holdinglere-sermaye ve iktidara sahip değildir. Sadece resmi-sivil, legal-illegal güçleri kurumları ve sistemin sahibi de değildir. Burjuvazi aynı zamanda bir dünya görüşü-felsefe-politika-kültür-ahlakı-alışkanlıklar ve onun şekillendirdiği kişiliklerdir. Silahlı mücadele bir bütün olarak bütün bunlara karşı topyekün savaşımın adıdır. Topyekün uzlaşmazlık temelinde savaşma, çatışma-kopma- sıçrama yaparak devrimcileşmenin, özgürleşmenin adıdır.

Parçalı-kısmi-bölgesel-savaşım da bir biçimiyle burjuvaziyle uzlaşmanın yolunu devam ettirir. Düşmana karşı ideolojik savaşımda netleşmeyen pratik sahada düşmana karşı savaşamaz. Devrimci savaş pratiği burjuvaziyle daha fazla kopuşun zeminini güçlendirir. Her savaş pratiği uzlaşma-yakın olmayı parçalar, etkisini ortadan kaldırır. Kısaca burjuvaziyle olan kılcal köprüleri yıkar parçalayıp bir kenara kaldırır atar. 

images 1
Gerilla savaşı işçilere-emekçilere-ezilenlere büyük bir güvenin güçlü inanmanın adıdır. Gerilla alanında yalnız yaşayan Dersimli köylü bir ana “ Sizler (yani gerilla) bu dağlarda olmazsanız bu dağlarda adalet olmaz” keza eski bir devrimci örgüt taraftarının “Bugün temiz kalarak dürüst devrimcilik yapanlar dağlardaki gerilladır” sözleri boşuna dile getirilmiş değildir. Halkımız içgüdüleri, önsezgileriyle, objektif gözlemiyle bir gerçekliği ifade edip dile getiriyorsa dolaylı olarak silahlı mücadelenin en ileri en devrimci direniş ve temizlenme yolunu ifade ediyorsa bu sözleri akıldan çıkarmamak gerektiğini kavramak zorundayız. Onca kirlenme-bozulma-yozlaşmanın karşısında dimdik duranlar, silahlı mücadeleyi dürüst ve samimi bir şekilde sürdürenlerdir.

Silahlı mücadeleyi örgütün bir bütünü ivmesini yükselterek artan bir şekilde bir gelişim çizgisi olarak sürekli ve düzenli bir tarzda uygulamaya çalışanlar işçilerin-emekçilerin-ezilenlerin umudu olur ve güven duydukları örgütü haline gelir. Etrafında örgütlenir arkalarında saf tutar.

Silahlı savaş burjuvaziye karşı sadece “strateji-askeri taktik-teknik-bilgisine” sahip olunarak yürütülmez, sürdürülmez aynı zamanda burjuvaziye karşı her alanda her tarafta nasıl savaşılacağının zorunluluğunu yol ve yöntemini de öğretir onun yolunu açar olanaklarını yaratır. Savaşan örgüt sadece savaş alanında başarı elde ederek ve ilerleme kaydetmez. Aynı zamanda politik-kültürel-eğitsel-basın-medya-sanat alanlarında da savaşmanın zorunluluğunu gerekliliğini de öğretir, olanaklarını açığa çıkartır. Çok yönlü çok çeşitli mücadele alanlarında gelişkinlik ve ustalık koşullarını yaratır. Sayısız yetkin kadro ve savaşçıların yetiştirilmesinin olanaklarını sağlar. İlk başlangıçta dar sınırlı küçük bir güç ve örgüt iken süreç içinde adım adım gelişen yaygınlaşan büyüyen güçlenip sağlamlaşan başarılı bir örgüt haline getirir.

Her devrimci örgüt-komite-kadro-militan kendisini silahlı mücadele aynasında sorgulayıp ölçüp biçmeli, eğitip-düzenlemeli ve yeniden örgütlemelidir. Keza burjuvaziyle kopuş sağladığı ve etkisi altında kaldığı noktalarda konularda sorgulayarak, yeniden konumlanıp-mevzilenmelidir. Bunu dürüst ve samimi bir şekilde başaramadığında marjinal bir örgüt kalmaktan küçülme ve gerilemeden, kirlenmekten kurtulamaz. Savaş iddiasını taşıyan her komite-kadro-militan kendisini silahlı mücadele ve burjuvazi karşısında ki yerini ve duruşunu sorgulamalıdır. Samimi ve dürüst bir şekilde sorularına gerçekçi yanıtlar vermelidir. (Bir Partizan)


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 154

Alt Menü