Anasayfa Makale Zarrab, AKP ve Vatan Partisi: Reza Zarrab “altın kafeste”, elbet ötecek!

Zarrab, AKP ve Vatan Partisi: Reza Zarrab “altın kafeste”, elbet ötecek!

Perşembe, 23 Kasım 2017 09:13
Yazdır PDF

reza zarrab15 Temmuz sonrası belli evreleri ile tartışma konusu olan ABD-Türkiye ilişkileri gelinen aşamada Mart 2016’da “tatil” için gittiği Miami’de gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Reza Zarrab davasında kilitlendi. Zira Zarrab aslında başta AKP olmak üzere TC devletinin palazlandırdığı sermaye sahiplerindendir. Rant, yolsuzluk ve kara para aklama gibi bir dizi yönteme dayanan sermayesi ile Zarrab tutuklu bulunduğu ABD’de ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu delmek iddiasıyla yargılanmaktadır. Tutuklandığı ilk günden bu yana Erdoğan’ın “burnumuza pis kokular geliyor” diyerek yorumladığı Zarrab operasyonu aslında Erdoğan’ın da tariflediği üzere genel hatları ile bu meselenin sadece Zarrab’a ilişkin olmadığını ortaya koyuyor. Öyle ki eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a kadar uzanan bu operasyon açıktan ABD’nin TC’yi konjonktürel gelişmeler ışığında hizaya getirme veya Erdoğan ile olan iştiraklerini sona erdirmenin bir planı.

 

Zarrab, AKP ve Vatan Partisi

Zarrab’ın 27 Kasım’da başlayacak jürili duruşmalardan önce görülen duruşmalara katılmamasının ve cezaevinde olmadığına dair ortaya çıkan belgelerin Zarrab’ın itirafçı olacağı tezini güçlendirdiğini yazdılar. Ancak tüm bu iddialardan önce dikkat çekici olan Vatan Partisi’nin yayın organı konumundaki Aydınlık gazetesinin Zarrab’a ilişkin yazdıklarıdır. Zarrab’ın itirafçı olacağına dair açıklamaları Zarrab’ın gözaltına alınmasının hemen ertesinde 24 Mart 2016’da manşete taşıyan Aydınlık gazetesi Zarrab’ın 2015’te İstanbul’da FBI ile anlaşarak ABD’ye gittiğini ve burada TC aleyhine itirafta bulacağını dile getirmişti. AKP’nin son dönemlerdeki kurtarıcı organizatörü konumundaki Vatan Partisi’nin böylesi bir bilgiye nasıl ulaştığı aslında az çok tahmin edilebilir. Şurası artık aşikar ki Erdoğan’ın ağzından dökülenlerin Vatan Partisi’nn propaganda ağıyla örtüşüyorsa bu ikizlerin mevcut fistanları Kemalizm’e dayanıyor demektir.

TV programlarında önceleri reddedilen sonraları yavaşça kabule mazhar olan itirafçılık meselesi gelinen aşamada AKP kamarası tarafından dahi reddedilemiyor. Mehmet Metiner’in “Zarrab’ın canı cehenneme” diyerek çıkış yapması AKP’nin Zarrab’ın artık nasıl bir pozisyonda olduğunu ortaya koymaktadır. Yolsuzluk operasyonlarında “saygın bir iş adamı” olarak lanse edilen Zarrab’ın gelinen aşamada canı cehenneme rezerve ediliyor.

Zarrab’ın itirafçılığı belirttiğimiz üzere yeni bir mesele değildir. 16 Mart 2016’da gözaltına alınan Zarrab için 25 Mart 2016’da Aydınlık gazetesi şöylesi bir haber yayınladı: “Zarrab, biri ABD’deki soruşturmayı yürüten savcıya doğrudan bağlı, diğeri Türkiye’de görevli FBI ajanlarıyla Trabya’da FBI’nın ‘örtülü operasyonlar’ için kullandığı ‘güvenli’ bir evde görüştü. Peşpeşe yapılan görüşmelerde ikna edilen Zarrab, güvenliğinin sağlanması ve vereceği bilgilerin davada lehine kullanılması koşuluyla itirafçı olmaya ve ABD’ye gitmeye karar verdi.” Tüm bu gelişmelerin planlayıcısının Gülen Cemaati olduğunu belirten Aydınlık gazetesi bu durumu ABD’nin Türkiye’nin başına örülecek bir çorap olduğunu ifade etti.

 

Reza’nın incileri kime ait?

Zarrab’ın tutuklanmasının ardından bu durum AKP’de şok etkisi yaratmıştı. Zira AKP’nin ilişkilerinin biçim ve niteliğini yansıtan önemli görüngü Zarrab’tı 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarında sanık olarak yargılanan Zarrab hakkında ortaya atılan tüm iddialar AKP ve onun kurmaylarını işaret etmektedir. Hatta Zarrab tutuklanmasının ardından “Beni kurtarmazsanız her şeyi itiraf ederim” tehdidinde bulunmuştu. Bunun ardından hakkındaki suçlamalar ve dava düşürülmüştü. Dava dosyasında Zarrab, o dönem bakanlık yapan isimlere rüşvet verdiği belirtilmektedir. Türkiye’nin altın ihracatı karşılığı İran’dan doğalgaz alımını yürüten isim olduğu ileri sürülen Reza Zarrab, serbest bırakıldıktan sonra 2014’te A Haber kanalına verdiği bir röportajda “25 milyar TL’lik ihracat yapmışım, cari açığın yüzde 15’ini tek başıma kapatmışım. Takdir sizin” demişti. Böylesi bir denge unsuru olan ve Türk devletinin ve onun nezdinde AKP’nin ekonomik kurtarıcısı konumundaki Zarrab’ın nasıl bir yerde durduğu açıktır. Bu saatten sonra Zarrab’ın ortaya koyacağı her şey esas olarak AKP’ye aittir ve ilerleyen dönemlerde Zarrab davasının zincirinin yeni bir halkası ile karşılaşabileceğimiz açıktır.