Anasayfa Manşet Kim Phuc’un gözyaşları ve gerçekler...

Kim Phuc’un gözyaşları ve gerçekler...

Cumartesi, 07 Ocak 2017 10:13
Yazdır PDF

kim phucun gozyaslariHalep’teki “insanlık dramı” tüm kanallarda birbirine benzeyen sözler ve görüntülerle yayımlanıyor. İzleyenin içini kanatan, çok rahat olmazsa da yaşamı başını sokabileceği bir çatının olmasından bile utandıran görüntüler geçiyor, sözler söyleniyor.

Halep... Bütün bir tarihi, sokaklarında, hanlarında taşıyan Halep, yıkılmış, yerle bir olmuş. Dokunaklı bir spiker sesi eşliğinde, öfkeyi kabartan bir görüntüyü daha izliyoruz... Kantonların birleşmesini engelleyecek El Bab işgali karşılığında, yıllardır “ha gayret aslanlarım, Emevi Camiine az kaldı” diyen TC’nin, gözden çıkardığı çetelerin Halep’i terk etmesi anlaşmasıyla yapılan tahliyelerden bir görüntü; çocuklu aileler tahliye noktasına giderken rejim askerlerinin sniparları ateş ediyor. Çocukların gözlerindeki dehşeti anlatıyor bizlere...

Bunların ve daha fazlasının hepsi gerçek! Tıpkı Yemen’de, Suudi Arabistan’ın ABD’den aldığı silahlarla hastane, düğün evi, cenaze evi ayrımı yapmadan şehirleri bombalaması ve binlerce insanı kendi ülkesinde katlettirmesi, evsiz barksız, çocuksuz bırakması kadar gerçek... Yemen çok mu uzak Türkiye’ye? Sesler o yüzden mi duyulmadı? Görüntüler kanallara ulaşmadı mı? Evet, Halep’teki görüntüler kadar gerçek Yemen’dekiler ama “stratejik çıkarlar” ve petro dolarlar görünmez-duyulmaz kılıyor hepsini...

Yemen’deki görüntüler gerçek, tıpkı Halep’tekiler gibi! Aynı şekilde Sur, Şirnex, Nusebin bodrumlarında taş üstünde taş kalmayan mahalleleri de, yaşam koridorlarından çıkmaya çalışanları hedef alan sniparları da gerçek!

“Doğruluk, güçlünün işine gelendir” diyen Platon, 2400 yıl öncesinden söylüyor gerçeği. Kitleleri, peşlerinden sürüklemek, egemen sınıfların iktidarı ellerinde tutmalarının tek yoludur. Bunun için egemenler söylediklerinin, yaptıklarının tüm ulusun çıkarlarını güvenceleyen doğrular olduğunda ısrarcıdır. Bu doğruları kan can bedeli savunurlar! Bu da en az Halep’teki görüntüler kadar gerçektir!

Zamanı gelince -ki doğru zamanı yine egemenlerin çıkarı belirler- herşey ters yüz edilir bir kez daha. Yerle bir olmuş Halep için “kentsel dönüşüm” başlatılabilir mesela! Devran dönünce, belki TOKİ gider oralara da! Halep’te on binlerce yıllık hamamları, çarşıları, kaleleri yerine “yerli malı kullanalım” çağrılarına kulak asmayıp da 3. Havalimanında kullanılmayan “yerli mermerlerle” Efes harabelerinin restarasyonundakinin altında kalmayacak beyaz mermerlerle gerçeğe uygun hallerini inşa ederler! Kardeşi Esed’le yeni tarih olarak sunarlar. Savaştan kaçmak için Akdeniz’de boğulanların, beden pazarlarında haraç mezat satılanların, çadırlarda yakılanların ve sniparlarla hedef alınanların sadece figüran olduğu bir tarih. O zaman da bunlar “doğruluk” olacak, gerçek olacak!

 

Gerçekçi olup imkansızı isteyenler!

2016’da Oxford sözlüğünde en çok kullanılan kelime “gerçek ertesi” olmuş. ABD’de Trump’un seçilmesi, İngiltere’deki Brexit oylamasında “evet” çıkması gibi olaylar bu kelimeyle tanımlanıyormuş. Yani kitlelerin kendi çıkarlarının nerede olduğunu göremeyip yanlış tercihler yapmaları “gerçek ertesi” ile açıklanıyormuş. Artık laf bulunamazken gerçeği çarpıtmaya, “gerçek ertesi”ni koydular önümüze. Açıklaması buydu olanın ve bitenin! Akıllıca davranmıyordu seçenler ama “akıllıydı” egemenler!

“Akıllıydı” egemenler; “Mavi Marmara” davası düşerken atanan İsrail büyükelçisi gururla açıklıyordu Dolar üzerinden son beş yıl boyunca aradaki ekonomik ilişkilerin nasıl da büyümeye devam ettiğini ve bundan sonra da artacağını işbirliğinin...

Dökülen kan çevrilirken dolarlara Kim Phuc gözyaşlarını akıtıp destek sunuyor güçlüye/ezene! Hemen yanı başında arkadaşı “herşey satılık” şarkısının icracısı! Napalm’ı bilenlerin etleri yanıyordu tekrar çırılçıplak! Üşüyordu yıkıntılar arasındaki Kürt çocuğu...

Televizyonda görüntüler devam ediyor hala, gerçek, gerçek hepsi gerçek ertesi... Aynı ses tonu: çığırtkan! Asık, hiddetli bir surat, otoriter! Bir bebek kucağında... Yaslanmış tabuta... Yan gelip yatma yerini karıştıranlara vardı sözleri...

Elbette ki egemenlerin bu “yalan dünya”sı yerle bir olacak! Halep’ten Sur’a, Cizre’den Yemen’e halkların yüzü gülecek. Yeter ki “gerçekçi olup imkansızı isteyelim!”

 

Bir ÖG okuru


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 147 1

Alt Menü