DünyaGüncel

18 MAYIS | “İbrahim Kaypakkaya ve Haki Karer, birleşik mücadelemizde yaşıyor!”

Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB)18 Mayıs vesilesiyle komünist Önder İbrahim Kaypakkaya ve Mayıs ayı şehitlerini yaptığı açıklamayla andı.

“İbrahim KAYPAKKAYA, çok genç yaşta demokratik devrim, sosyalizm ve komünizmle ilgili dünyadaki gelişmelere ilgi göstermiş, araştırma-inceleme ve tartışma yürüterek kavrama yöntemiyle; içinde yaşadığı toprakların sosyal, siyasal, sınıfsal tahlilini yaparak; mevcut toplumsal yapının nasıl değiştirilebileceğine ilişkin belirlemelerde bulunmuştur.” denilen açıklamada “İbrahim KAYPAKKAYA ve Haki KARER de bu farklı duruşa ve özelliklere sahip devrimcilerdi.” vurgusu yapıldı.

Ypaılan açıklamada, İbrahim KAYPAKKAYA, çok genç yaşta demokratik devrim, sosyalizm ve komünizmle ilgili dünyadaki gelişmelere ilgi göstermiş, araştırma-inceleme ve tartışma yürüterek kavrama yöntemiyle; içinde yaşadığı toprakların sosyal, siyasal, sınıfsal tahlilini yaparak; mevcut toplumsal yapının nasıl değiştirilebileceğine ilişkin belirlemelerde bulunmuştur.” şeklidne sözler kaydedildi.

Yapılan açıklamada, “Bilimsel yöntemle tarihsel olayları araştırmış, TC egemenlerinin, tarihsel gelişmeleri ve olguları aktarmadaki yanlış ve yalanlarını deşifre etmiş; “Kurtuluş Savaşı(!)”nın ve hemen sonrasında kurulan “Cumhuriyet”e egemen olan tekçi,  şövenist, ırkçı, imha ve inkara dayalı Kemalist diktatörlüğün gerçek karakterini ortaya koymuştur. Türk kökenli bir komünist olarak; geçmişte yaşanan tarihsel haksızlıklara, Ermeni soykırımına ve Kürt ulusunun uğradığı zulme, soykırıma dikkat çekmiş; ulusların kendi kaderlerini tayin hakkının kayıtsız-şartsız savunucusu olmuştur.

Bu nedenlerledir ki; “tehlikeli görüşlere sahip ve mutlaka yok edilmesi gereken şahıs” olarak TC devletinin kayıtlarına geçirilmiştir. Ki; O’nu katleden savcı da bunu itiraf etmiştir.

Haki KARER, 1971-72 yıllarında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okurken; 68 Öğrenci hareketinin de etkisiyle öğrenciler arasında başlayan siyasal ayrışmalarda, devrimci öğrencilerden yana tavrını koydu. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yürütülen bağımsızlık ve devrim mücadelesi tüm gençliği etkilediği gibi; Haki KARER’i de etkilemişti.

Türkiye, Orta-doğu ve Kürdistan devrimini tartışıyor, bunun için örgütlenmenin gerekliliğine inanarak, ilerde Kürt Özgürlük Hareketinin öncülüğünü yapacak olan bir grup devrimci ve yurtseverle bir araya gelir. O, Türk ulusuna mensup bir devrimci olarak; Türk ve Kürt halklarının birleşik mücadelesine inanır ve Kürdistan’da örgütlenme yapmak için görev alır, birçok Kürt ilinde çalışmalar yürütür. Haki KARER de TC açısından “tehlikeli bir işe soyunmuştur”.

Halkların tam hak eşitliğine dayalı kardeşliği için; sömürüsüz, sınıfsız ve sınırların olmadığı, tüm toplumsal zenginliklerin insanlığın hizmetine sunulduğu bir dünyanın kurulması hedefi ve inancıyla yola çıkan, Dersim’de çatışmada yaralı olarak esir düşen ve Diyarbakır zindanında 3 ay süren işkenceler sonrasında 18 Mayıs 1973’te katledilen İbrahim KAYPAKKAYA ve 18 Mayıs 1977’de Antep’te bir silahlı saldırı sonucu katledilen  Haki KARER; bu onurlu kavganın öncü kadroları olarak hep anılacaklardır” denildi.

KAYPAKKAYA ve KARER’in bedelini yaşamlarıyla ödedikleri Türkiye halklarının ortak mücadelesi düşüncesinin yaşadığı vurgulanarak, “Türkiye’de, Kürdistan’da, Rojava ve Avrupa’da devrim, sosyalizm ve özgürlük için birlikte örgütlenme ve mücadelenin bilince çıkarıldığına tarih tanıklık ediyor. TC devletinin faşist AKP-MHP ittifak hükümeti aracılığıyla Güney Kürdistan’a yaptığı işgal saldırısı, Kürt özgürlük hareketinin tasfiyesine ve aynı zamanda, Kürt ulusal mücadelesiyle dayanışma içinde olan tüm devrimci dinamikleri sindirme, örülmeye çalışılan birleşik mücadeleyi bastırmaya yöneliktir” denildi.

“ADGB olarak; bu saldırıları kınıyor ve zulme, faşizme, emperyalizme ve kapitalist barbarlığa karşı olan herkesi bu saldırıya karşı çıkmaya çağırıyoruz” şeklinde çağrı yapılarak, “Biz ADGB bileşenleri olarak; KAYPAKKAYA ve KARER’i, ölümlerinin yıldönümünde saygıyla anarken; Onlar’ın, tüm ezilen halkların özgürlüğü, sosyalizm ve komünar bir dünya için; halkların birleşik mücadelesinin geliştirilmesi düşüncesine sahip çıktığımızı ve bunu gerçekleştirmek için tüm çabamızı göstereceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz!“ şeklinde sona erdi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu