Makaleler

Bursa ilinde genel durum ve sınıfların yapısı üzerine bir deneme -2-

5- Ticari

Bursa gelişen endüstriyel yaşama kaşın önemli bir ticaret burjuvazisine sahiptir. Tüketim mallarının sayısının yükselmesiyle beraber, ticaret yükselmiş ve ticaret burjuvazisi önemli bir yükseliş göstermiştir. Sözgelimi Xerox fotokopi makinalarının Bursa bayisi 2011 yılında 110 milyon lira ciro yapmıştır. Aşağıda, Bursa’da önemli ticaret burjuvazisi yaratan alanları bulabilirsiniz. Bunların dışında daha küçük veya farklı alanlarda olabilir ama genel belirleyici olan alanları incelemekle yetindik.

* Marketler: Bursa önemli bir ticari pazar alanıdır. Bu nedenle başta emperyalist tekeller olmak üzere bursa çok önemli bir pazardır. Carrefoursa, İkea, Metro, Kipa gibi uluslar arası dev market zincirleri bulunmaktadır. Ulusal zincir olarak, Migros, Mopaş, Milli Pazar, A101, Özdilek önemli büyük ulusal zincirler bulunmaktadır. Örneğin, Özdilek 300 milyon yıllık cirosuyla dev bir şirkettir. Bursa’da ayrıca önemli yerel market zincirleri vardır. Bunlardan en büyüğü Şaypa bu yıl içinde büyümeyi yönetemedikleri için battı. Yaklaşık 60 şubesi bulunmaktadır. Milli Pazar, Seyhanlar, Özhan, İşra, Çağdaş, Akuğur, Furpa vb. yerel zincirler bulunmaktadır. Bunların en az şubesi olan 10 adet şubeye sahiptirler. Ayrıca Koçtaş, Bauhaus gibi ev eşyaları ve hırdavat zincirleri, Teknosa, Bimeks, Madiamark, elektronik zincirler bulunmaktadır. Bunların Bursa’daki yıllık toplam ciroları 4-5 milyar lira civarındadır.

* Yem toptan satıcıları: Bursa’nın tarım ve hayvancılık açısından önemli bir yer olması nedeniyle, yem toptancıları ve perakende satış firmaları önemli ölçüde satış yapmaktadırlar. Özellikle devletin Zirai Donatım işletmelerinin kapanmasıyla, hem yüksek kâr hem de yüksek satış fiyatlarıyla, köylüleri bir tefeci gibi soymuşlardır. Bu vurgunlara önemli servet edinmişlerdir. Örneğin İlmanlar, Nilüfer merkez ilçesinde 3.500 dönüm arazi satın almışlardır. Ayrıca şehrin merkezi bir yerinde çok büyük bir iş merkezi yaptırmışlardır. 

* Oto yedek parça satıcıları: Oto yedek parça toptan ve perakende satıcıları. Bursa geneli itibariyle 500’ü aşmaktadır. Bursa içindeki yaklaşık 200 bin aracın yedek parçası olduğu gibi, bunların çoğu fabrikalardan düşük fiyatlara alarak tüm Türkiye’ye satış yapmaktadırlar. Bunların topla satış ciroları 150 milyon lira civarındadır.

* Ecza depoları: Türkiye geneli için bulunan ecza depoları olduğu gibi, Bursa yerel ecza depoları da bulunmaktadır. Bu depolardan 2.5 milyon insanın ilaç sirkülasyonu geçmektedir. Bu ise çok büyük ticaret getirisi anlamına gelmektedir.

* İthalat-ihracat ve gümrükleme: Bursa gerek üretici firmalar ve gerekse ithalat ihracat firmaları aracılığı ile 30 milyar lira ihracat yapılmıştır. İthalat-ihracat firmaları ve gümrükleme firmaları yaklaşık olarak bu pazarın %10 kısmını yönetmektedir ki, buda 3 milyar gibi devasa bir parasal değere tekabül etmektedir.

* Avukatlık bürosu: Sektörlerin büyük olması nedeniyle özellikle icra takip büroları büyük servetler yapan, yan kesici, devlet yetkilerini bir tefeci gibi kullanarak, ödeme zorluğu çeken her kesimden insanın gırtlağına yüksek faizlerle birlikte çökerek, tahsil etmektedirler. Ciro ve gecikmeli ödemeler ekonomik durumun kötüye gitmesiyle birlikte artmaktadır ve vurgun yaparak servet yapmaktadırlar. 

* Bayilikler: Bayilikler hemen her alanda olabilmektedir. Yukarıda Xerox örneğini vermiştik, makine, donanım, servis, fayans, kalebodur, beyaz eşya… vb hizmetlerle servet yapan çok ticaret erbabı bulunmaktadır.

* Sigorta acenteleri: Sigorta acenteleri çok yoğun iş yapan yerlerdendir. Ulusal sigorta şirketlerinin acenteleri çok büyük çaplı olarak bu faaliyetler içinde bulunmaktadırlar. Bunların özellikle bursa içinde birçok şube açanları önemli servetler edinmektedirler.

* Turizm şirketleri: Başlangıçta sadece yaz tatillerinin ve ticari seyahatlerin rezervasyon işlemleri olan firmalara, dinsel eğilimlerin artmasıyla birlikte hac turizminin de devreye girmesiyle birlikte sektör önemli genişleme sağlamıştır. Kar marjları % 5 gibi değerlerle sınırlı olsa da (hac rezervasyonları daha yüksektir) çok iş yaptıkları için yıllık kazançları en kötümser bir rakamla, 400 bin liralar seviyesindedir.

* Nakliye: Bursa’nın önemli bir ticaret, sanayi ve tarım kenti olması nedeniyle nakliyecilik çok büyük ölçeklerde işler yapılmasına neden olmaktadır. Özellikle trenin olmaması, kara taşımacılığının yükü artırmaktadır. Yıllık cirosu 3-4 milyar liralar seviyesinde seyreden devasa bir sektör. Başta Omsan, Horoz, Bademli …vb. başta olmak üzere çok sayıda, Bursa yerelinde 20’den fazla şirket bulunmaktadır.

* Otobüs işletmesi: Bursa otobüs işletmeleri konusunda çok önemli iki markaya sahiptir. Bunlar Kamil Koç ve Nilüfer Seyahat’tir. Bunlar Türkiye pazarın hakimi durumundadırlar. Kamil Koç yaklaşık 150 milyon lira ciro yapmaktadır. Nilüfer Seyahat de gene aynı değerlerde ciro yapmaktadır. Bunun dışında birçok küçük şirket bulunmaktadır.

* Taşeronlar: İşletmelere direk işçi sağlayan taşeronlar önemli bir yer tutmaktadır. Toplam istihdamda % 20 paya sahiptirler. Toplam ciroları yaklaşık olarak 500 milyon liralar seviyesindedir. Bu konuda bursa büyük bir potansiyele sahiptir. Artan maliyetlere panzehir olarak çıkan taşeron yasasına göre potansiyelin 2-3 milyar liraları geçeceği ve önemli bir vurguncu takımı yaratacağı görülmektedir. Bu konu başlı başına ulusla bazda incelenmesi gereken bir konudur.

* İnşaat: Bursa’da gerek göç, gerek artan nüfus ve gerekse en iyi yatırım alanı olarak görülmesi nedeniyle önemli bir büyüme gerçekleştirmiştir. Mantar gibi inşaat şirketleri türemiştir. Bunlar dev yatırımlar yaparak hızla büyümektedirler. Bugün 100 m2 bir konutun değeri 250 bin liralar seviyesinden alıcı bulmaktadır. Bu yüksek fiyatlarla sektör hızla daha büyük yatırımlar yapmaktadır. Sektör her yıl 4-5 milyarlık satış hacmiyle hızla büyümektedir. Öyle ki İstanbul’daki bazı büyük firmalar Bursa’da inşaat işine girmektedirler. Bursa’da; Bakgörler, Numakakle…

* Mağazacılık: Kozmetik, spor ayakkabıları, iç giyim gibi satan mağazalar önemli cirolar yapmaktadır, Örneğin, uluslaraarası markaları satan Koray Spor’un 2015 cirosu yaklaşık olarak 50 milyon liradır. Kendi perakende mağazalarında dünya markalarını satarak çok emeli sermayeler edinmektedirler. Spor giyim mağazası Koray Spor, parfümeri ve kozmetikte de Kağan Parfümeri önemli firmalardır/mağazalardır.

* Otelcilik: Bursa oldukça önemli otellere sahiptir. Bursa ile özdeşleşmiş Çelik Palas, Almira otelleri bulunmaktadır. Bunun dışında Yazıcıoğlu, Beyendik, Kervansaray, Kervansaray Termal, Anatolia, Kent, Gold, Crowne Plaza, Gönlüferah, Baia otel önemli yerel otellerdir. Bunlar yıllık olarak 500 milyon civarında ciroya sahiptirler. Bunlara ek olarak Holidayin, İbis, Hilton, Sheroton, Divan yer almaktadır. Artan nüfusu ve iş potansiyeline bağlı olarak farklı önemli otellerde yer alacaktır. 100’ün üzerinde otel bulunmaktadır. Sektörün yıllık cirosu ya 1 milyar lira civarındadır.

* Özel hastane: Sağlık sektörü, kapitalist/emperyalist baskıları altında şekillenmektedir. Bu nedenle düzenli, düzensiz olarak özel hastaneler hızlar artmaktadır. Devletin yanlış politikalar ve yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle sektör hızla büyümeye geçmiştir. Bursa’da önemli özel hastaneler, Acıbadem, Medicalpark, Hayat hastanesi, Anadolu hastanesi, Medicabil, Doruk Tıp merkezi, Aritmi hastanesi belli başlılarıdır. Bunun dışında özel diş hastaneleri de bulunaktadır. Devletle anlaşmalı olarak yapılan kontrollerden soyguncu düzeyinde kazanç sağlanmaktadır. Özellikle gerekli gereksiz test istekleriyle, devletten önemli paralar almaktadırlar.

* Özel okullar: Eğitim hakkının özgür ve eşit olarak sağlanması konusundaki kapitalist sömürücü sistemin, gerici kurum ve kuruluşlarıyla egemenliğini göstermesiyle birlikte, eğitim sistemi, bir sistemsizliğe dönüşmüş ve toplumsal ilerlemenin dinamiği olmaktan çıkarılmıştır. Dershanelerin (-ki varlığı yanlıştır) kapatılarak, özel okullara dönüşmesi furyasıyla birlikte, her taraf özel okulla dolmuştur. Devletin teşvik etmek için her yıl öğrenci başına 3500 TL’de destek sağlaması sektörü cazip hale getirmiştir. Amaç eğitim öğretim değil, ya üniversiteye hazırlamak ya da zengin çocuklarının lise mezunu olmasını sağlamaktır. Bugün Bursa’da 100 civarında özel okul bulunmaktadır. Bunların toplam cirosu 300 milyon lira civarındadır. Başlıcaları Şahinkaya, Tan, Emine Örnek, Öncü, Sınav, Kültür..vb olarak sayabiliriz.

* Altyapı işleri: Şehrin büyümesine paralel olarak bir çok alanda siyasi rüşvetin döndüğü ve sözde ihale usulü ile çalışan, rüşvetçi memurların rant kapısı olarak alt yapı çalışmaları yer almaktadır. Yol, kanalizasyon, ilaçlama, park ve bahçeler, su, bina, restorasyon …vb. gibi işlerle vurgun yapan önemli tüccarlar bulunmaktadır.

* Lokantalar: Özellikle nüfusun fazla olması nedeniyle lokantalar önemli ölçüde iş yapar duruma gelmişlerdir. Birçoğu zincir lokantalar şeklinde birden fazla şubesi ile hizmet vermektedirler. Bunların en önemli ve büyük çaplı iş yapanı Köfteci Yusuf’tur. İşe İznik’te başlamalarına rağmen, Bursa’da devasa lokantalarla hizmet vermektedir. Örneğin Köfteci Yusuf’un yıllık cirosu 110 milyon liradır. İskender, Çiçek Izgara, Bendensin, belli başlı firmalardır.

* Emlak: Kapitalist toprak rantının ortaya çıkmasıyla birlikte, toprak ve konut alım ve satımı da önem kazanmaya başlamıştır. Çünkü her iş yapan kesim zenginleşmenin bir ölçütü olarak mülk edinmek ister. Bu nedenle diğer sektörlerde kazanılan paralar bu sektöre aktarılmaktadır. Yani başka sektörlerden elde edilen artı değer, bu sektöre göç etmektedir. O nedenle sektör de çok sayıda firma bulunmaktadır. Bunlar % 3 komisyon oranıyla hiçbir katma değer sağlamadan para kazanmaktadırlar.

* Kuyumculuk: Kuyumculuk vergi sorumluluğu olmayan, hiçbir şekilde vergi ödemeyen, kapitalist çarkın en imtiyazlı tacirleridir. Bursa Kapalı Çarşı’da 150 civarında ve şehrin içine dağılmış bir o kadar kuyumcu ile önemli servetler edinmektedirler. Ancak bankaların sektörün önemini anlamalarıyla birlikte o alana el atmaları ve altın hesabı açmalarıyla birlikte kuyumculukta yatırım amaçlı altın alımının önü kesilmeye çalışılmıştır. Halkın alışkanlıkları altın alma yönünde ama zamanla bu bankaların lehine olarak büyüyecektir.

* Demir ve çelik tüccarları: Sanayi şehri olunması nedeniyle demir ve çelik çok önemli ticaret mallarıdır. Hemen hemen altın gibi değerlidir. Zira demir yoksa endüstriyel işleme de yok demektir. Büyük sanayiciler, doğrudan fabrikalarda, fabrika satış fiyatlarından satın almaktadırlar. Ancak belli miktarın altındaki küçük fabrikalar, bu tüccarlardan satın almaktadırlar. Genellikle, saç, profil, tomruk demir alınıp satılmaktadır. Sektörün büyüklüğü bir milyar liranın üzerindedir.

* Hal ve kabzımallık: Tarım kooperatiflerinin devlet baskı ve çeşitli yöntemleriyle dağıtılmasıyla birlikte, çiftçinin mahsulü vurguncu halci ve kabzımalların insafına bırakılmıştır. Bursa’da yeni hal yapılmıştır. Oldukça büyük ve daha organize çalışmaktadır. Hallerde stoklanan tarım ürünleri, pazara sevk edilmektedir. Haller 25 kuruşa gelen mahsul piyasada 1.5 liraya satılmaktadır. Bu tefeci ve vurguncular, ülke tarımsal rantına el koymaktadırlar.

*Televizyon ve basın yayın: Yerel olarak en fazla basın yayın ve televizyon kanalı bulunan ildir. Özellikle “Bursa’nın ileri gelen zenginleri bu işe girmişlerdir. ASTV, Olay TV, Linea TV, Flaş TV…vb beli başlılarıdır. Gazete olarak, Olay, Bursa Hakimiyet, Kent, Ekohaber, belli başlılarıdır. Bursa’da 20 civarında radyo istasyonu, 10 civarında TV kanalı, 10 civarında gazete bulunmaktadır.

* Gıda toptancıları: Ürünlerin büyük marketler dışında kent içinde dağılımı bu yerel bayilikler aracılığı ile yapılmaktadır. Bunlar her türlü kuru gıda, bakliyat, bisküvi, çikolata, sigara … vb. Bu toptancıların en büyüğü Seçkin Onur firmasıdır. Yıllık cirosu 100 milyonun üzerindedir.

* Factoring: Devletin, tefeciliği bankacılık olarak yaşama soktuğu factoring, eski tefeci, faizci, mafya, takımın resmi olarak işlem yapmalarına sağlayan bir sistem olmuştur. Çek kırıp, senet takipçiliği yapıp tahsil eden tefeci gurubudur. Birçok küçük esnaf, bunların eline düşmüş durumdadır.

* Servis taşımacılığı: Fabrika, okul başta olmak üzere servis taşımacılığı önemli bir sektör olarak bulunmaktadır. Bu servis filoları yaklaşık 30-40 arabalık araç filolarından oluşmaktadır. Her geçen gün rekabet dolayısıyla fiyatlar aşağı gidiyor olsa da sektör cazibesini korumaktadır. 50 den fazla şirket faaliyet yürütmektedir.

* Kantin işletmeciliği: Okul, hastane, devlet dairelerinde bulunan kantinlerin işletilmesidir. Bu anlamda önemli ticaret yapılmaktadır. Özellikle idare ile anlaşmalı olarak fiyatlar istenildiği gibi ayarlanmaktadır. Birden fazla okul veya hastane kantinini elinde bulunduranlar vardır.

* Reklam ve tanıtım işleri: Ticaretin yoğun olarak yapılması, reklam ve tanıtım işlerinin önemini artırmıştır. Birçok ajans ve reklam işlemi yapan firma bulunmaktadır. En büyüğü Barışçı Ajanstır. Bu ajansın sahibi Erdoğan Bilensen, Bursa Büyük Şehir Belediye Başkanlığı yapmıştır.

* Marka ve patent işleri: Gene ticaret işlerin gelişmesiyle ticari tescil, patent gibi işlemlerde önemli artışlar olmuştur. Türk Patent Enstitüsü’nün işlemleri takip eden, marka tescil işlemleri firmalar adına yaptırıp, takip eden aracılar türemiştir. Bu ajanslardan en büyüğü Destek Paten’dir. Bu şirketin sahibi İstanbul’da bir yalıda yaşamaktadır.

* Zücaciye: Ev aletleri, süs eşyaları satan bu yerler, birçok şubesiyle hızla büyümüşlerdir. Yıllık cirosu 300 milyona yaklaşmaktadır. Hemen her evin ihtiyacı olan ve ev modası şeklinde ürünler satan tacirlerdir. Ev büyüğü, Şımga firmasıdır. Bunun Bursa’da yaklaşık 10 şubesi vardır.

* Hırdavat: Ulusal zincirlerin dışında, önemli ölçüde hırdavat ticareti vardır. Bunlardan özellikle birkaç tanesi önemli büyüklüktedirler. Dostkar bunlardan birisidir.

* Araba bayilikleri: Araba bayiliği, büyük ölçekli bir ticaret alanıdır. Yani mağazada gösterime konması gereken arabalar bile 2 milyon liranın üzerindedir. Şentürkler özellikle birçok araba markasının bayiliği ile en büyüğüdür. Karoto, Renault bayisi olarak çok büyük satışlar yapmaktadırlar.

Görüldüğü gibi, bursa önemli bir ticari potansiyele sahiptir. Bu özelliği ile birçok yatırımcının ilk yatırım yapmak istediği şehir konumundadır.

6- Sanayi

Bursa Türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerinden bir tanesidir. Ülke ekonomisine sanayitik anlamda yön verebilme gücüne sahip önemli şehirlerimizden bir tanesidir. Genelde Türkiye, öznelde Bursa sanayisinin yapısı kırılgan ve dışa bağımlıdır. Ülkemizde Kemalist Cumhuriyetin bir demokratik devrim (sanayi devrimi) niteliğinde olmaması, sanayi yapısının çarpık ve emperyalizme göbekten bağlı olması nedeniyle yapılanması da buna paralel olmuştur. Örneğin emperyalist/kapitalist ülkelerin tekstil alımını Çin ve Uzak Doğu’ya kaydırması ile beraber, ülkemiz cazibesini kaybetmiş ve ardı ardına birçok fabrika kapanmıştır. Bu otomotiv sektörü içinde farklı değildir. Bu gün otomotiv ana sanayisi, üretimini Türkiye’den alıp başka bir ülkeye taşıdığında sektördeki diğer üreticilerin iflas veya kapanmaktan başka bir çaresi kalmayacaktır. Bu durum emperyalist/kapitalist egemenliğinin boyutunu ve ölçeğini göstermektedir. Bu durumda ülkemizde sanayileşme demek oldukça zordur. Her alanda kendi ayakları üzerinde gelişen bir sanayi niteliğinde değildir. Sanayileşmek değil, fabrikalaşma olarak nitelemek daha doğru olacaktır.

Bursa’da ağırlıklı olarak otomotiv, tekstil, makine, deri, su ve içecek, tarımsal, deri, mobilya ve KOBİ niteliğinde sanayi kuruluşları önemli bir yer tutmaktadır. Bir zamanlar tekstil önde yer almakta iken günümüzde yerini otomotive bırakmış durumdadır. Şimdi bu alanları kısaca tanımaya çalışalım.

Bursa il merkezinde 12 adet sanayi bölgesi bulunmaktadır. Bunlardan üç tanesi Türkiye’nin en büyük sanayi tesisleri arasındadır. Bu bölgelerde neler bulunmaktadır.

1- BTSO OSB: Bursa’nın en büyük Organize Sanayi Bölgesi’dir (OSB). Toplam 670 hektarlık yüzey alanına sahip Türkiye’nin Gebze OSB’den sonraki en büyük OSB’sidir.

2- Nilüfer OSB: 233 hektar Bursa’nın ikinci büyük OSB’sidir.

3- Hasanağa OSB: 155,4 hektarlık alan üzerine kuruludur.

4- Batı OSB: burası yeni açılmış olup Bursa-İzmir yolu üzerinde 870 dönümlük devasa bir alana sahip yeni yapılanmakta olan OSB’dir.

5- Deri OSB: Türkiye’de sadece deri işleme sanayi bölgesi olarak en büyük alan sahip OSB’dir alanı 177 hektardır.

6- Görükle OSB: 25 hektar

7- Kayapa OSB: 159 hektar

8- Çalı OSB: 100 hektar

9- Demirtaş OSB: Bursa’nın İstanbul yolu üzerinde ikinci en büyük OSB konumundadır. Bölge 484 hektar alandan oluşmaktadır.

10- Küçükbalıklı OSB: Bu saha İstanbul yolu üzerinde konut alanlarıyla iç içe geçmiş bir bölgedir. Takriben 30 hektarlık bir alana yayılmış durumdadır.

11- Gürsu OSB: 101 hektar

12- Kestel OSB: 73,4 hektar

13- Barakfaki OSB: 95 hektar

14- İnegöl OSB: 300 hektar

15- Kemalpaşa OSB:197 hektar

16- Kemalpaşa Mermerciler OSB: 74 hektar

Bunların dışında iki adette küçük sanayi sitesi bulunmaktadır.

1- Bursa Küçük sanayi sitesi (Nilüfer’de)

2- Otosansit (Yıldırım’da)

Bursa’da aktif olarak faaliyette bulunulan üretim alanları ise:

1- Plastik (enjeksiyon ile plastik üretimi): Plastik parça üretimi yapmaktadırlar. Bunların en büyüğü, Bplas, sonra A plas, Demo, MGI, Ayplastik, Palskar, Plamet, Plasmod, firmaları olmak üzere 100 civarında plastik imalatçısı firma bulunmaktadır. Hemen hemen büyük çoğunluğu otomotive üretim yapmaktadırlar. Enjeksiyon yöntemiyle üretim yapılmaktadır.

2- Talaşlı imalat: Torna tesviye işlemi olarak bilinir. Endüstriyel ismi ise talaşlı imalat olarak tanımlanmaktadır. Talaş imalat parça yüzeyinden talaş kaldırarak şekil verme işidir. Genel olarak bunlar otomatçı olarak tanımlanır. Otomatik beslemeli, sürekli belli bir parçayı tornalayarak işlem tamamlayan ünitelerdir. Bursa bölgesinde 50 civarında otomatçı vardır.

3- Metal sac şekillendirme: Metal sac şekillendirme, hidrolik ve eksantrik preslerle yapılmaktadır. Bunlar sac parçalarına şekil vermek için kullanılan makinelerdir. Düz plaka sactan istene şekilde parçalar üretme işidir. Bursa sac şekillendirme konusunda Avrupa düzeyinde büyük yatırımlara sahiptir. Coşkunöz, Ermetal, Beyçelik, Presmetal, AKP, Yepsan …vb bu alanda 100’ün üzerinde firma çalışmaktadır.

4- Alüminyum enjeksiyon: Alüminyum enjeksiyon yapılmaktadır. Alüminyum özellikle hafif metal olarak gittikçe daha büyük öneme sahip olmaktadır. Bu nedenle birçok alanda kullanımı artmaktadır. Alüminyum enjeksiyon metodu ile şekillendirilerek endüstriyel kullanım için parça üretilmektedir. Ağırlıklı kullanım alanı otomotivdir. 10 civarında üretici firma vardır.

5- Poliüretan köpük üretimi: Poliüretan sünger üretimi yapılmaktadır. Temel kullanım alanı otomotiv ve yatak sektörü. Yoğunluk farklarına göre sınıflandırılmaktadır. Otomotivde ses izolasyonu için kullanılmaktadırlar. Yatak sektöründe de yatak süngeri olarak üretim yapılmaktadır. 10 civarında üretici firma bulunmaktadır. Serra sünger en büyükleridir.

6- Halı üretimi: Bursa’da özellikle otomotiv için halı üretimi yapılmaktadır. Evlerde kullanılan norma halı üretimi yapılmamaktadır. Bu halılar, PE, PP bazlı kimyasallar kullanılarak yapılmaktadır. 2-3 üretici pazara hakim konumdadır.

7- Kablo imalatı: Kablo üretimi Mudanya’da eski adıyla Siemans kablo fabrikası bulunmaktadır.

8- Döküm: Demir döküm fabrikaları bulunmaktadır. Bunların en büyüğü, Orhangazi’de, Döktaş, merkezde Doğru Döküm, belli başlılarıdır. İl genelinde 10-1 civarında dökümcü bulunmaktadır.

9- Dövme: Dövme, sıcak ve soğuk dövme olarak güçlendirilmiş ve güçlü hale getirilmiş demir elde etmek için kullanılmaktadır. Bu konuda 2-3 firma faaliyet yürütmektedir.

10- Amortisör (yağlı ve havalı): Başta otomotiv olmak üzere amortisör üretimi yapılmaktadır. En büyük imalatçı, Maysan Mando’dur. Daha sonra Destek ve Piston gelmektedir. Bursa genelinde 5-10 arasında amortisör üreticisi vardır.

11- Yatak: Yatak üretimi mobilya üretimi nedeniyle gelişme göstermiştir. Yılmaz Sünger grubu özellikle yatak konusunda faaliyette bulunmaktadırlar. Bunlar sektörün en büyüğüdür. Sektörde 10 civarında firma faaliyet yürütmektedir.

12- Plastik geri dönüşüm: Hurda plastikler yeniden ekstrüze edilerek, plastik granül haline getirilmekte ve buda yeniden plastik parça üretimine verilmektedir. Plastik üretimi fazla olduğu için çıkan hurdaların bu şekilde değerlendirilmesi de önemli bir sektör haline gelmiş durumdadır. Emaş plastik firması başta olmak üzere sektörde 10 civarında firma faaliyet yürütmektedirler.

13- Boya: Boya ve kimyasallar konusunda çok gelişmiş bir sektör yoktur. Bu konuda Gebze bölgesi daha iyidir. Bursa’da, Güzeiş Boya ve Rudolf-Duraner boya üretici firmalardır.

14- Elyaf: Tekstil için temel üretim ünitesi durumunda olan elyaf üretimi önemli ölçüde azalmıştır. Sönmez, Çağlar grubu çok büyük kapasitelerde üretim hacmine sahipti. Anacak, Çin nedeniyle sektör rekabet edememiş ve kapanmıştır. Gerek Çağlar ve gerekse sönmez sektörden çıkmış durumdadırlar. Ancak zorlu elyaf ve cips üretime devam etmektedir. Bunun dışında geri dönüşümlü malzemeden elyaf yapan tesislerde bulunmaktadır. Sektörde yaklaşık 10 kadar firma bulunmaktadır.

15- İplik: İplik üretimi de Çin etkisi nedeniyle önemli ölçüde gerilemiştir. Elyaf üretimine göre iplik üretimi daha fazladır. Bu nedenle sektör % 50 gerilemekle birlikte faaliyetlerini sürdürmektedirler. Önemli kapasitelerde üretim devam etmektedir. 300 civarında üretici firma bulunaktadır.

16- Kumaş: Çin etkisi burada da görülmek birlikte, özellikle, ev tekstili ve döşemelik kumaşta önemli bir gerileme yaşanmamıştır. Çin etkileri sektörde % 30’luk bir geriletme yaşatsa da şu an gene toparlanmış durumdadır.

17- Konfeksiyon: Bursa özellikle çocuk giyim konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. 100 civarında üretici vardır. Bunlar ülkenin her tarafına üretimlerini göndermektedir.

18- Isıl işlem: Metal yüzeylerin ve yapının sertleştirilmesi ve uygun sertliğe getirilmesi için yapılan önemli bir işlemdir. Bu konuda özellikle Önerler ve Istaş faaliyette bulunmaktadır. Hemen hemen metal işi yapan tüm firmalar ısıl işleme ihtiyaç duymaktadırlar. 4-5 firma bu alanda çalışmaktadırlar.

19- Soğutma makineleri: Bunlar ticari buzdolabı üretimi ve soğuk hava depoları yapan işletmelerdir. 4-5 firma bulunmaktadır.

20- Tohum ve yem: Bölgenin tarım potansiyeli nedeniyle tohum üretimi önemli bir yer tutmaktadır. Karacabey ve Kemal paşa ilçelerinde ağırlıklı olarak bulunmaktadırlar. May tohum, Matlı yem, Bursa yem, Polyok başlıcalarıdır. Sektörde 10 civarında firma bulunmaktadır.

21- Manometre: Tek üretici olarak Pakkens vardır. Sektörel olarak sınırlı sayıda imalatçı bulunmaktadır. Ancak bu tür üretimler endüstriyel gelişme için önemlidir.

22- Koltuk: Bu başlıkta otomotiv için koltuk üretimini kapsamaktadır. Sektörde önemli üretimler yapılmaktadır. Büro ve otomobil koltuğu olarak ayrı ayrı üretimler gerçekleştirilmektedir. Ofis koltuklarında en önemli üretici Bürosit, daha sonra, Goldsit, Büro yap firmaları gelmektedir. Bu alanda 10 civarında firma bulunmaktadır. Otomotiv koltukları da önemli ölçü de gelişmiş durumdadır, Martur, Grammer, Major SKT, BFTC, Pilot, İnova, belli başlı firmalardır. Sektmörde Martu yaklaşık olarak bir milyar lira cirosuyla sektörün en büyüğü durumdadır. Sektörde 15 civarında firma bulunmaktadır.

23- Süt ve süt ürünleri: Bölgenin hayvancılık üzerine önemli bir potansiyeli olması nedeniyle süt ve süt ürünleri endüstrisi önemli ölçüde gelişmiştir. Sütaş, Eker başta olmak üzere birçok firma bulunmaktadır. Sütaş’ın sahipleri son yıllarda üst üste vergi rekortmeni olmaktadır. Sütaş’ın 2015 cirosu 1 milyar 888 milyon gibi devasa bir rakama ulaşmıştır.

24- Enerji: Enerji üretimin özelleştirilmesi ile birlikte birçok özel enerji üretici oluşmaya başladı. Bosen enerji, Zorlu enerji, Ovaakça Termik Santrali elektrik üretim şirketleridir. 2015 yılı itibari ile, Zorlu enerji 250 milyon, Bosen enerji 212 milyon lira ciro yapmaktadırlar.

25- Mutfak gereçleri: Mutfak gereçleri önemli bir sektördür. Bursa’da 200 milyonu aşan bir üretim kapasitesi bulunmaktadır. İnoksan, Evinoks, Uludağ Mutfak, sektörün önemli üreticileridir.

26- Havlu: Tekstil sektörünün zayıflamasına paralel olarak havlu sektörü de gerilemiştir. Havlu üretimi konusunda en fazla üretim Denizli ilinde gerçekleşmektedir. Bursa’da başta Özdilek, Anılsal, Bursalı, Minteks sayılabilir. Özdilek’in cirosu 200 milyon liralar seviyesindedir. Bursalı havlı ise 141 milyon ciro yapmaktadır.

27- Yağ: Zeytinyağı başta olmak üzere, sıvı yağ üretimi yapılmaktadır. Küçük ölçekli zeytinyağı imalat haneleri bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin sayılı büyük yağ fabrikalarından birisi olan Emek yağ fabrikası bulunmaktadır.

28- Radyatör: Bursa’da radyatör üretimi önemli ölçüde gelişmiştir. Coşkunöz radyatör, Çelikpan, Mastaş, olmak üzere 10 civarında üretici firma bulunmaktadır. Sektörün cirosu yaklaşık olarak 200 milyon liralar seviyesindedir. Ayrıca üretimin önemli bir bölümü ihraç edilmektedir.

29- Kaynak makinası: Birçok kaynak makine imalatçısı bulunmaktadır. Kaynak makineleri konusunda faaliyet yürüten firmaların başında Mistaş, Sağlam Makine … vb. gelmektedir.

30- Kriko: Kriko üretiminde Türkiye genelinde çok firma bulunmamaktadır. Kriko konusunda en büyük iki firmadan birisi Bursa’da Hüner Kriko, Diğeri Eskişehir’de Arıkan Kriko’dur. Hüner Kriko yıllık 100 milyonu aşan bir ciroya sahiptir.

31- Kauçuk: Bursa’da çok önemli bir sektördür. 200’ü aşkın firma bulunmaktadır. Sektörün yıllık cirosu 1 milyarlara yaklaşmış önemli bir sektördür. Sektör küçük imalatçılar acısından, çalışma koşulları açısından çok kötüdür. Çünkü imalat metodunda belli bir yatırımın altında yapılması durumunda çok kirli ve zor çalışma şartlarına neden olmaktadır. Kimyasallar insan yaşamı açısından son derece tehlikelidir. Sektörün en büyükleri, SKT, Beltan, Vibrocosting, Özünver … vb kauçuk belli başlı büyük firmalardır.

32- Far: Otomobiller için far üretimi de önemli bir önemem sahiptir. Öyle ki Farba, Avrupa’daki bir far üretici firmayı 50 milyon Euro’ya satın almıştır. Firma rekabet koşulları nedeniyle satılmıştır. Sektörün en önemli firmaları, Farba, Mako, Feka’dır.

33- Kalıp üretimi: Kalıp; plastik, kauçuk ve metal formla için preslerde kullanılan kalıplar yapılır. Bu kalıplar her bir parça için ayrı ayrı yapılır. Sonra bunlar makinelere bağlanarak parça üretimi yapılır. Yani parça üretimi yapmak için bu kalıplara ihtiyaç vardır. Yani kalıp olmadan üretim yapmak mümkün değildir. Etrafımızdaki, metal, kauçuk, saç parçaların her biri için ayrı ayrı kalıp yapmak gerekmektedir. Bu nedenle, anlaşılacağı üzere sektör oldukça büyüktür. Yıllık 4-5 milyar dolayında kalıp üretimi yapılmaktadır. Bu konuda özellikle Büyük firmalar kendi kalıp fabrikalarında kurmuş durumdadırlar. 10-15 yıl önce çok karlı bir sektördü. Ancak rekabet nedeni ile fiyatlar artık normal düzeye gerilemiş durumdadır.

35- Makina imalatı (marangoz, mobilya … vb muhtelif): Birçok marangoz makinesi, mobilya, PVC doğrama makineleri üreticisi vardır. Ancak bunlar çok büyük çapta üretim yapamamaktadırlar. Büyük ve çeşitli makine üretimi yapan firmalar özellikle bu konuda da üretim yaptıkları için sadece bu makineleri üretenler yeterince sermaye birikimi sağlayamamaktadırlar ve ölçek olarak geride kalmaktadırlar.

36- Makine imalatı (metal işleme makineleri, hızar, giyotin makas …vb.): Bu sektör oldukça gelişmiş bir sektördün ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

37- Hidrolik ve eksantrik pres imalatı: Saç işleme yapan bir çok firma kendi makinelerini da üretmektedir. Örneğin, Coşkun preslerini de kendi üretmektedir. Karakoç …vb firmalar pres üretimi yapmışlardır. Ancak, Coşkunöz çeşitli nedenlerle sektörden çıkmıştır.

38- Yem üretimi: Bursa’da önemli bir sektördür, May tohumculuk, Matlı, Bursa Yem belli başlılarıdır. Matlı Yem yıllık 737 milyon gibi önemli bir üretim kapasitesine sahiptir.

39- Yemek fabrikaları: Bu sektör endüstriyel yemek üretim fabrikalarıdır. Bunlar genel olarak fabrikalara yemek vermektedirler. Fabrikalar artık kendi yemeklerini kendileri üretmemektedir. Bu yemek fabrikalarından satın almaktadırlar. Belli başlıları, Obasan, İnert, Limon, Sofra, Mekaş, belli başlılarıdır. Sektörde 50 civarında firma bulunmaktadır ve ciroları 500 milyon liranın üzerindedir.

40- Hava süspansiyon körükleri: Sektör son yıllarda önemli ilerleme göstermiştir. Özellikle toplu taşımanın yetersiz olması ve artan ticaret hacmine en pahalı ulaşım yöntemi olan kara yolu ile çözüm üretilmesi nedeniyle ülkemiz bir kamyon cennetine dönmüştür. Hava süspansiyon körükleri kamyonlarda kullanmaktadır. Şoförler genel olarak, körük olarak ifade edilmektedir. Bursa’da 15 aşkın üretici firma bulunmaktadır. Sektörün en büyüğü, Aktaş grubudur. Fabia, Connect belli başlı firmalardır. Ayrıca yabancı olarak, Contitec bulunmaktadır.

Bunların dışında münferit ve küçük ölçekte yapılan çok sayıda üretim yapılmaktadır. Bunların bir istatistiğini bulmak oldukça zordur. Ancak bunların yıllık cirosu 200 milyon civarında bir iş hacmi yaratabilecek potansiyeldedir. Cıvata somun, klips, SMS, FRP, zımpara, kimyasallar, tornacılar, frezeciler, otomatçılar, oto tamircileri, lazer kesim, endüstriyel konfeksiyon … vb. birçok sektör bulunmaktadır.

5.1 Otomotiv

Bursa Türkiye’de otomotivin başkenti durumundadır. Ana sanayi ve yan sanayisi ile Türkiye’nin çok otomobil üretilen şehridir. Bursa’da Oyak Renault, Tofaş Fiat, Karsan, Güleryüz araç üretim fabrikalarıdır.

Oyak Renault: Fransız Renault marka otomobilleri üretmektedir. Ordu yardımlaşma (Oyak) ile ortak kurulmuştur. Şu anda % 50’nin üzerindeki hisseleri Fransızlara aittir. Yılda 350 bin araç üretmektedir. Yaklaşık 7 bin civarında çalışanı bulunmaktadır. Türkiye’nin ikinci en büyük sanayi bölgesi olan Bursa OSB’de bulunmaktadır. Yıllık yaklaşık olarak 8 milyar civarında ciro yapmaktadırlar.

Tofaş Fiat: İtalyan Fiat marka otomobiller üretilmektedir. Koç Holding ile İtalyan ortaklığıdır. İtalyanların ortaklıkları % 50’nin üzerindedir. Yılda 400 bin civarında araç üretimi yapılmaktadır. 8 bin civarında çalışanı bulunmaktadır. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde Türkiye’nin en büyük otomobil üreticisi olarak faaliyet yürütmektedir. Yaklaşık 10 milyar yıllık ciroları vardır.

Karsan: Karasörü sanayi olarak kurulmuştur. Başlangıçta % 90 hisselerinin sahibi Koç Holding idi. Koç Holding miras dağılımı nedeniyle zızı Suna Kıraç’a verilmiştir ve başta Pegeout lisansıyla minibüs üretirken, daha sonraki süreçte, çeşitli ticari araç gruplarına fason üretim yapmaya başlamıştır. Örneğin, Fiat için Ducato’ları üretmektedir. Pegeout minibüsleri, Son dönemde de Hyundai için önemli bir üretim yapmaktadırlar. Yıllık üretim kapasite 80 bin civarındadır. Toplam 1500 çalışanı vardır. Yıllık 700 milyon ciro yapmaktadır.

Güleryüz: Güleryüz, çok küçük bir üreticidir. Şehir içi otobüsleri üretmektedir. Yerli bir markadır. BMC ile yıllar önce yaptığı bir anlaşmaya üretimine devam etmektedir. Yıllık 200 civarında otobüs üretmektedir. 350 civarında çalışanı bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 70 milyon civarında ciro yapmaktadır.

Ana sanayiyi bu şekilde tanımlayabiliriz. Şimdi bunlara bağlı olarak yan sanayi durumunu inceleyelim. Yan sanayilerin genel yapısını üç grupta toplamak mümkündür. Bunlar yerli yabancı ve ortaklık şeklinde bulunmaktadırlar.

Yerli yan sanayi: Bursa’da % 100 yerli olan otomotiv kuruluşları, Coşkunöz (metal parça üreticisi), Ermetal (metal parça üreticisi), Erkurt (PVC halı ve sessizleştiriciler), Bplas (plastik), A plas (plastik), Martur (koltuk ve koltuk sistemleri), Fompak (plastik), SKT (Kauçuk), Şahinkul (metal), Orau (vites sistemleri), Rollmech (metal), Hüner (kriko), Matay (egzoz), Farba (far sistemleri). Bunlar alanlarında Avrupa ölçeğinde üretim hacmine sahip önemli kuruluşlardır. Yıllık ciroları 300 milyon ile 1 milyar lirayı aşan cirolara sahip dev kuruluşlardır. Her birisinin bünyesinde 1000 ile 3000 arasında çalışanları olan şirketlerdir. Bunların çok yüksek oranda yan anileri vardır. Bu şirketlerin toplam cirosu nedeyse 5 milyar lirayı aşmaktadır.

Yabancı yan sanayi: Bunların sermayeleri % 100 yabancılara aittir. Robert Bosch (enjeksiyon), MGI (pastik), Chsebreak (fren), Valeo (debriyaj), Yazaki (elektrik kablo sistemleri), Vibracosting (kauçuk takoz), Ficosa (Vites sistemleri), Mako (far sistemleri), Faurecia (halı, sessizleştirici). Bunlardan Robert Bosch 7-8 bin çalışanıyla tam bir üretim üssü durumundadır. Yaklaşık olarak 7-8 milyar cirosu ile devasa bir işlem hacmine sahiptir. Diğer kuruluşların her birisinde yaklaşık 1000 ile 3000 kişi arasında çalışanıyla önemli üreticilerdir. Bunlarında toplam ciroları 4 milyar lira civarındadır.

Ortak yan sanayiler: Bunların sermayeleri yerli komprador ile yabancılar arasında bölüşülmektedir. Beyçelik-Gestamp (metal), Autonoum-Diniz Holding (araç tavanı), Jonson Control-Diniz Holding (koltuk), Treves-Diniz Holding (halı ve sessizleştiriciler), BPO (plastik). Bunlarında her birinde 1000 ile 3000 arasında çalışan bulunmaktadır. Yıllık toplam ciroları yaklaşık olarak 4 milyon lira arasındadır.

Bursa’da ve Türkiye’de çok önemli bir sektördür. Türkiye de araç üretimi 1,5 milyonu geçmiş durumdadır. Bu çok büyük bir pasta anlamına gelmektedir. Bu pasta nedeniyle birçok yerli firma, irili ufaklı olarak ortaklık istemişlerdir. Belli bir süre sonrada yabancı firma yerli firmayı yutmaktadır. Bu nedeniyle gün geçtikçe yabancı firma sayısı artacaktır. Yerli firma işletme sermayesi ve rekabet sıkıntısı yaşamaktadır. Yabancı ortak can simidi olarak görülmektedir. İşletmesini paraya çevirmektedir. Daha sonrada tüm hisselerini devrederek, şirkette çıkmaktadır. Böylece kendince önemli bir sermaye birikimiyle işi devretmiş olur. Emperyalist tekeller ise buradaki pastaya alışabilmek için yerli üreticiyi, yasal prosedürler ve pazara alışmak için koltuk değneği olarak kullanmaktadır. Böylece kazan kazan ilkesine dayanan bir işbirliği ile çalışmış oluyorlar.

Sektör her şeyden önce ana sanayinin elindedir. Ana sanayi istediği gibi oynayabilmekte ve tek taraflı olarak kural belirlemektedir. Bu kurala uyanlar ayakta kalmaktadırlar. Diğerleri piyasadan silinip gitmektedir. Onun için ana sanayinin emirleri, kutsal bir kitabın sayfaları gibidir. Dışına çıkarsan dinden atılırsın. Bu tamamen keyfiliğe ve etik dışılığa kadar giden bir zincir durumundadır. Bu kuralsız kültür beraberinde şantaj, yalan … vb. ahlaksal çöküntüyü de beraberinde taşır.

5.2 Tekstil

Bir zamanlar ki bu bir zamanlar Çin’in emperyalist bir ülke olarak ucuz üretim gücü ve Dünya Ticaret Örgütü’nün gümrük duvarlarını kaldırmasıyla birlikte, fason üretim merkezi olan Türkiye bu cazibesini yitirmeye başlamıştır. Şöyle ki Çin, Malezya ve Hindistan, tüm dünya elyaf üretimin tamamını karşılayacak durumdadır. Bilindiği gibi elyaf tekstil üretimin ana hammaddesidir. (Yün veya pamuk anlamındadır. Plastikten üretilir) Bu ucuz ve çok üretim Türkiye tekstil üretimini önemli ölçüde azaltmıştır. Hatta % 70’ler seviyesinde azaltmıştır. Bursa’nın en önemli tekstil üreticisi üç firma neredeyse sektörden çıkmış durumdadırlar. Sönmez Grubu, Zorlu ve Çağlar grubu. Sektör otomotivden de büyük durumdaydı. Yaklaşık olarak 15 milyarın üzerinde cirolara sahipti. Yüksek kârla muazzam sermaye birikimleri yaratmışlardır. Ancak bu olumsuzluklar nedeniyle sektör gerilemiş ve bu firmaların tekstil ciroları diğer işlerinin cirolarından daha düşük düzeylere gerilemiştir. Sektörde, Zorlu, Küçük Çalık, Harput önemli üreticiler konumundadırlar. Ama sektör daha modern ve teknik tekstil üzerinden ağır aksak olarak devam etmektedir. Tekstilde önemli bir alanda havlu üretimidir ancak oda gene Çin etkisi nedeniyle Özdilek ve Minteks ile sınırlı kalmış istenen düzeylere ilerleyememiştir.

Tekstil sektörü olarak elyaf, iplik, kumaş üretimi ve buna bağlı boyahaneler şeklinde yapılanmıştır. Ayrıca konfeksiyonda önemli bir alandır. Özellikle bebek ve çocuk giyim üzerine önemli bir üretim merkezi durumundadır. Büyüklü küçüklü 400 civarında üretici vardır.

* Makine

Bursa endüstriyel gereksinimler nedeniyle kopyalama ile başlayan üretimlerinde bu mantıktan çok uzaklaşmadan önemli üretim merkezi durumundadır. Üretilen makineler genellikle üniversal cihazlardır. Talaşlı imalat araçları olarak imalat yapılmaktadır. Giyotin makas, kaynak makinesi, mengeneler, testereler, muhtelif özel makineler olarak faaliyette bulunmaktadırlar. Bursa’da yapılan üretim birçok ülkeye ihraç edilmektedir. Burada teknolojik başarıdan çok fiyat başarısı vardır. Yani maliyetlerin düşük olması nedeniyle fiyat avantajı nedeniyle tercih edilmektedir. En önemli aktörler: Durmazlar, Ermaksan, Baykal ve Akyapak’tır. Bunların dışında da küçük imalatçılar bulunmaktadır. Bu kuruluşların her birinde yaklaşık olarak 800 kişi çalışmaktadır. Ciroları toplamı ise 800 milyon lira civarındadır.

Sektörün ilerleyebilmesi için çok yüksek araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımı yapmaları gerekmektedir. Bu ise bu gün yapmış oldukları cirolarla çok kısıtlı olarak sürdürülmektedir.

* Deri

Deri sanayi bölgesi bulunana Bursa şehrin içinde kalmış olan imalatı deri organize sanayi bölgesine taşıdı. 300’ün üzerinde küçük ve orta işletme bulunmaktadır.

* Su ve içecek

Türkiye’nin en önemli şişelenmiş su üretim tesisleri, Uludağ yamaçlarında çöreklenmiş durumdadır. Erikli, Nestle, Koru, su üreticisi olarak en önemli aktörlerdir ve üretimleri Bursa’dadır. Bu üretim Bursa ve Türkiye yeraltı su kaynaklarının yok edilmesi anlamına gelmektedir. Bu talancı üretimin, evrensel insan hakkı olan su kaynaklarının kullanımına da aykırıdır. Sektörde Erkli ile Nestle su birleşti. Daha doğrusu Nestle, Erikli Su’yu satın aldı.

Gene bu anlamda Aroma meyve suları, Uludağ gazoz, Coca Cola üretim fabrikası, Nestle içecek ve çikolata fabrikası, kentin önemli yatırımlarıdır.

* Tarımsal sanayi

Bölgede özellikle tarıma bağlı olarak iki önemli üretim bulunmaktadır. Bunlardan birincisi konserve, ikincisi ise salça. Bursa merkezde Penguen gıda en önemli üretici konumundadır. Bunun dışında irili ufaklı konserve fabrikası vardır. Salça fabrikaları ise özellikle Karacabey ve Kemal paşa ilçelerinde bulunmaktadır. Kapasite olarak oldukça büyüktürler, Türkiye pazarının 550’sinden fazlasını bu bölge karşılamaktadır.

* Mobilya

Özellikle İnegöl ilçesinde mobilya sektörü çok önemli bir sektördür. Büyüklü küçüklü 500 den fazla imalat hane ve fabrika bulunmaktadır. İnegöl 250 bin nüfusla Türkiye’nin en büyük ilçesi konumundadır. Bölgenin önemli bir endüstrisi durumuna gelmiştir. Henüz uluslararası rekabet gücüne sahip olmamakla beraber, Türkiye mobilyasının % 40 civarında kapasitesi buradan sağlanmaktadır.

* Deri

Bursa’da eskiden şehir içinde kalan deri işletmecileri, İzmir yolunda kurulan Deri Organize sanayi Bölgesi’ne taşındılar. Deri işleme kalitesi çok yüksek değildir. Uluslar arası rekabette henüz istenen düzeyde değildir. 300 civarında irili ufaklı firma bulunmaktadır.

* KOBİ’ler

Bursa’da bulunan küçük sanayi sitelerinde faaliyette bulunan işletmelerdir. Çalışan sayıları az, çoğunlukla sahibinin de çalıştığı küçük atölyelerdir. Bunlar milli burjuvaziyi temsil etmektedirler. Çoğunluğu işçilikten gelmiş marifetli kişilerin açmış olduğu iş yerleridir. Buradaki üretimler ülke gelişiminde önemli itici güçtür. Bunların çoğu büyük fabrikaların yurtdışına yaptırdığı işleri daha düşük fiyatlarla yapmaktadırlar. Küçük makine ve ekipmanlarda üretmektedirler. Ülke sanayilerinde desteklenmesi gereken bir sanayi koludur. Örneğin Almanya KOBİ endüstrisinin gelişmiş olması nedeniyle dünyanın en güçlü sanayi ülkesi olmayı başarmıştır.

* Diğer

Bunların dışında, bir çimento fabrikası, önemli sayıda beton üretim istasyonu, Doğalgaz Termik Santrali(doğalgaz ile çalışmaktadır), Orhaneli termik santralı (linyit kömürü ile çalışmaktadır), Çemtaş (boru ve profil üretim fabrikası) Asilçelik, boru ve profil fabrikası, zeytin imalat atölyeleri, Marmara birlik zeytin işleme tesisi, Türk Prysmian kablo fabrikası (eski Siemens), Has Tavuk, Coast İplik, Ofis mobilyası olarak Üçge, Starwood orman ürünleri, Bursa Çimento, …vb.  belli başlı münferit fabrikalardır.

Burada sanayi durumun genel yapısını sanayileşme değil fabrikalaşma olarak tanımlamak en doğru olacaktır. Çünkü ülkemizde kullanılan sanayi patent değerini yitirmiş, artık bir anlamda ekmek gibi herkes tarafından üretilebilecek bir nitelik taşımıştır. Örneğin plastik enjeksiyon makinelerini ele alalım. Yaklaşık olarak 100 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ağırlığı Alman, İtalyan, Kore ve Çin firmaları oluşturmaktadır. Genellikle Alman firmalar belirleyici konumdadır. Üstelik Çin ve Kore preslerine göre oldukça pahalıdır. Kısıtlı sayıda yerli üretimde vardır. Şimdi bir makinenin nelerden oluştuğuna bakalım. Güç üreten bir motor, ısıtma sistemi, pistonlar, PLC sistemi ve kalıp koymak için yapılmış plakalar. Eğer elinizde takım tezgahı var ise ve bu makineye ait bilginiz var ise bir enjeksiyon makinesi yapmak hiç de zor değildir. Yani teknolojik değerini yitirmiş ve herkes tarafından çoğunlukla kopya şeklinde üretilen makinelerdir. Eğer bir pazara sahipseniz ve belli b ir sermayenizde varsa fabrikalaşabilirsiniz. Ya da bir fabrika açabilirsiniz. Bir bina ve üretim yapacağınız makineleri taşıdığınızda işte size fabrika. Makineyi satan üretici firma yetkili servis olarak her türlü teknik destek hizmeti vermektedir. Öte yandan hammadde üreticileri hammadde konusunda gerekli istenen malzemeleri her türlüğü özelliğine kadar vermektedirler.

Örneğin Bursa’da bulunan plastik enjeksiyon firmalarının % 90’ı otomotiv sektörüne yönelik olarak çalışmaktadırlar. Eğer bir satış ağınız yoksa bu durumda üretim yapmanız batmanız anlamına gelmektedir. O nedenle üretici firmalar pazara göbekten bağlıdırlar. Bu bağı kopardığınızda, daralan pazar koşulların- ki emperyalist kapitalist üretim plansız bir üretimdir. Herkes kendi pazar koşullarına göre üretim fazlasına neden olmaktadırlar. Yani dünyada yapılan plastik enjeksiyon ile plastik parça üretimi neredeyse dünya ihtiyacını iki kez karşılayabilecek büyüklüktedir. Gene örneğin, Çin Hindistan ve Pakistan dünya elyaf üretimin tamamını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahiptir. Bu durum hemen hemen her sektör için benzer niteliktedir.- Kapitalist plansız, dolayısıyla fazla üretimi ile satış yapmayı önemli duruma getirmiştir. O nedenle pazarda güçlü olan üretime de hükmetmektedir. Nasıl mı? Dünyanın dev tekstil konfeksiyon üretici markaları sadece tasarım ve pazarlama işlerini kendileri yapmaktadır. Gere kalan tüm üretimlerini dünyanın çeşitli ülkelerinde fason olarak üretmektedirler. Nike, Adidas, Reebook …vb. firmaların dünya üzerinde kendilerine ait üretim fabrikaları bulunmamaktadır. Bursa’da bulunan Yeşim Tekstil firması bu uluslar arası firmalara fason üretim yapan bir fabrikadır.

Ülkemizdeki endüstriyel yapı bir sanayi devrimini takip etmemiştir. Bu nedenle ürün çeşitliği ve tasarım becerisi oldukça sınırlı ve hatta hemen hemen yok denecek düzeydedir. Var olan endüstriyel yapı emperyalist/kapitalist talebe göre şekillenmiştir. Benzer durumu otomotiv endüstrisinde de geçerlidir. Bugün ülkemizde bulunan ve önemli bir kısmı Bursa’da yerleşmiş olan otomobil fabrikalarında da durum farklı değildir. Gün geçtikçe Avrupa’daki otomobil üreticileri üretimlerini, az gelişmiş ülke olarak tabir ettikleri, feodal ve yarı feodal ülkelere kaydırmaktadırlar. Örneğin Ford, Transit model ticari araçlarının üretimini İngiltere ve Belçika’dan Türkiye ve Çin’e kaydırmıştır. Bu emek yoğun işlerin daha ucuz emek satın aldıkları ülkelere doğru kaydırmak gibi basit bir akıl yürütmeden ibarettir. Dolayısıyla ülkemizde bir endüstriyel gelişmiş sanayi değil, emperyalist talepler doğrultusunda şekillenmiş ve emek yoğun nitelikteki hantal ve geleneksel niteliğe bürünmüş üretim alanların oluşturulması özelliğini taşımaktadır. O nedenle bu bir sanayileşme değil fabrikalaşmadır. Bu kavramı tam anladığımızda ülkemizde yarı-feodal yapının varlığını daha doğru anlayabiliriz.

7- Sınıfların tahlili,

Tarımsal alanlar için ve sanayi alanları için sınıfları ayrı ayrı tanımlayacağız.

a- Tarımsal alanda sınıfların tahlili

Tarımsal alan için sınıfları toprak ağaları, zengin köylülük, orta köylülük, yoksul köylülük ve işçiler olarak sınıflandırmak gerekmektedir.

1- Toprak ağaları

Toprak rantını en acımasız şekilde elinde bulunduran tüm kesimleri bu gruba girmektedir. Devrimin en azılı düşmanları bu gruptur. Her türlü ilerici ve gelişmiş durumdan rahatsız olup, hem maddi hem de nüfuslarını kullanarak her türlü şartı lehlerine çevirme konusunda sınır tanımazlar. Mao Zedung yoldaş bakın bu sınıfa kimleri dahil ediyor:

Toprakağası, toprağa sahip olan, çalışmayan ya da çok az çalışan ve köylüleri sömürerek yaşayan bir kimsedir. Toprak rantı, onun başlıca sömürü biçimidir; ayrıca tefecilik yapabilir, işçi çalıştırabilir, sanayi ya da ticaretle uğraşabilir. Ama köylülerden toprak rantı almak, onun başlıca sömürü biçimidir. Kamu topraklarının idaresi ve okul topraklarından[110]kira toplanması, toprak rantı yoluyla sömürü sınıflamasına girer.

Bu grupta özellikle Karacabey, Kemalpaşa, İnegöl, Orhangazi, İznik bölgelerinde rastlanmaktadır. Bunlar önemli topraklara sahiptir. Gerek icara ve gerekse doğrudan kendileri işleterek binlerce dönüm arazilerini işletirler. Bir konuya özellikle işaret etmekte yarar var. Toprak ağalarından kasıt özellikle T. Kürdistanı’nda görülen köylerin taşıyla toprağıyla sahip olanlar sınıfı olarak algılanmaktadır. Evet bu bir toprak ağası sistemi biçimidir. Ancak bunun dışındaki toprak sahipliğini göz ardı etmek sınıfsal bakış açımızı ve toprak ağaları sınıfını doğru tahlil edemeyiz. Mao Zedung yoldaşın tanımını yineleyelim; Toprakağası, toprağa sahip olan, çalışmayan ya da çok az çalışan ve köylüleri sömürerek yaşayan bir kimsedir. Eğer bu tanımı doğru algılamaz ve doğu türü bir toprak ağalığı sistemini her yerde ararsak ülkemizde toprak ağaları sınıfını yok etmiş oluruz. Bu da sınıfların tahlilini eksik olmasına ve dostu düşmana karıştırmamıza neden olur. Devam edelim.   

İflas etmiş bir toprak ağası, çalışmayıp başkalarını dolandırarak, çalıp çırparak ya da akrabalarından ve dostlarından yardım görerek hayatını sürdürüyorsa ve sıradan bir orta köylüden daha iyi bir durumdaysa, gene toprak ağası olarak sınıflandırılacaktır,

Bölgede bu tür asalaklara rastlamak mümkün, asalak bir takım olarak uyanıklık yoluyla toprak rantına el koyup çalışmadan önemli sermayeler edinmektedirler. Aracılık, müşteri bulma, çeşitli bağlantılarla ticaret yapan bir sınıftır.

Savaş ağaları, yüksek memurlar, yerel zorbalar ve mütegallibe, toprak ağası sınıfının son derece insafsız üyeleri[sayfa 178]ve onun siyasi temsilcileridir. Küçük yerel zorbalara ve mütegallibeye çoğu zaman zengin köylüler arasında da rastlanır.

Bunlar bitirim lümpenler olarak vardır. Yüksek gelirli toprak ağalarının silahşörlüğünü ve çeşitli işlerini bitim yollarla sağlayan ve karşılığında gelir elde eden kesimdir. Yoksul köylüler ve işçiler üzerinde etkili olan görevler verilmiş asalak lümpen bir tabakadır.    

Toprakağalarına toprak rantını toplamada ve mülklerini idare etmede yardımcı olan, başlıca gelir kaynağı olarak toprakağalarının köylüleri sömürmesine bel bağlayan ve sıradan orta bir köylüden daha iyi durumda olan kimseler, toprakağalarıyla aynı sınıflamaya girer.

Kahyalar, legal olarak belli toprakların işletilmesi koşunda yardımcı olan, işleme, organizasyon işlerinde yardımcı olan ve kendilerini büyük toprak sahipleriyle özdeşleştirmiş kesimdir.    

Tefeciler, başlıca gelir kaynaklan tefecilik yoluyla sömürü olan ve sıradan orta köylüden daha iyi durumda bulunan kimselerdir ve toprakağalarıyla aynı sınıflamaya girerler.

Bu kesim kabzımallardır. Bunlar toprak rantından çok önemli kazanç elde etmektedirler. Özellikle bu tefeci sınıf, köylüye önceden yüksek faizlerle kredi vererek borçlandırarak köylünün ürününe el koymaktadırlar. Aslında erken ödeme yaptıkları için ürünü istedikleri fiyata alma gücüde olan şantajcı, tefeci bir sınıftır. Bunlarda toprak ağaları sınıfı içinde düşünülmelidir. Bunların bir kısmı yerel iken bir kısmı çeşitli şehirlerdeki hallerle çalışarak köylüğü sömürerek servet yapmaktadırlar.

2- Zengin köylüler

Bölgede toprak sahipliği olarak etkin olan bir sınıftır. Hemen her köyde bulunmaktadır. 200-300 dönüm arazileri olan ve ileri gelen köylü kesimidir. Bu kesim Bursa’da toprağın verimli olması nedeniyle önemli bir yer tutmaktadır. Mao Zedung yoldaştan sınıfın yapısını berrak şekilde aşağıdaki gibi tanımlamaktadır.

Zengin köylü, genel olarak toprağa sahiptir. Ama bazı zengin köylüler işledikleri toprağın sadece bir bölümüne sahiptirler geri kalanını ise başkalarından kiralarlar. Diğer bazılarının ise kendilerine ait hiç topraklan yoktur ve bütün topraklarını başkalarından kiralarlar. Zengin köylü, genellikle ortalamadan daha fazla ve daha iyi üretim araçlarına, daha fazla sermayeye sahiptir ve kendisi de çalışır, ama gelirinin bir bölümü ve hatta önemli bölümü sömürüden elde edilir. Başlıca sömürü biçimi, iş gücü (uzun süreli işçi) kiralamaktır. Ayrıca, topraklarının bir bölümünü kiraya verebilir ve toprak kirası yoluyla da sömürüde bulunabilir, ayrıca tefecilik yapabilir ya da sanayi ve ticaretle uğraşabilir, Zengin köylülerin çoğu aynı zamanda kamu topraklarının idaresiyle de uğraşırlar. Oldukça çok miktarda iyi toprağa sahip olan, toprağının bir kısmını işgücü kiralamadan kendisi işleyen, ama başka köylüleri toprak kirası, borç faizi ya da başka yollarla sömüren bir kimse de zengin köylü olarak ele alınmalıdır. Zengin köylüler düzenli bir şekilde sömürüye katılır ve birçoğu gelirlerinin büyük bölümünü sömürüden sağlarlar. [sayfa 179]

3- Orta köylüler

Orta köylülük önemli bir yer tutmaktadır. Gerek kendi toprakları ve eğer yoksa kiralamak yoluyla tarımsal üretim yapmaktadırlar. Bunların traktör, biçerdöver, pulluk … vb araçları vardır. Bu sayede tarımsal üretim yapabilir durumdadırlar. Sınıfın genel yapısını bakın Mao Zedung yoldaş nasıl tanımlıyor:

Pek çok orta köylünün toprağı vardır. Bazıları işledikleri toprağın sadece bir bölümüne sahiptir ve gerisini başkalarından kiralarlar. Diğer bazılarının ise hiç toprakları yoktur ve bütün topraklarını başkalarından kiralarlar. Hepsi de oldukça çok sayıda tarım aracına sahiptir. Orta köylü, gelirinin tümünü ya da büyük bölümünü emeğiyle sağlar. Genel olarak başkalarını sömürmez ve az da olsa toprak kirası ve faiz ödemek zorunda olduğundan, çoğu zaman kendisi başkaları tarafından sömürülür. Ama genellikle işgücünü satmaz. Bazı orta köylüler (hali vakti yerinde orta köylüler), küçük çapta sömürüde bulunurlar, ama bu onların düzenli ya da esas gelir kaynağı değildir.

4- Yoksul köylüler

Yoksul köylülük belli bir miktarda toprağı ve sınırlı sayıda tarım aracı olan köylülerdir. Toprağı olmayanlar da toprağı kiralamaktadırlar ama gerek tefeci ve gerekse tarımsal girdilerin pahalılığı nedeniyle çoğu sezon zararla kapatmaktadırlar. Umutla bir sonraki sezona gözlerini dikmektedirler ve bir sonraki yıl da borçla başlamaktadırlar. Bunlar bir süre sonra iflas ederek işçi konumuna geçmeye adaydırlar. Son dönemde şehre göçen önemli bir kesim bu kesimdir. Mao Zedung yoldaş sınıfı şöyle tanımlıyor:

Bazı yoksul köylüler bir kısım toprağa ve birkaç tarım aracına sahiptirler, diğerlerinin ise hiç toprağı yoktur ama birkaç tarım aracı vardır. Genel olarak yoksul köylüler, üzerinde çalıştıkları toprağı kiralamak zorundadırlar ve toprak kirası ve borç faizi ödemek ve bir ölçüye kadar iş-güçlerini kiralamak zorunda oldukları için sömürülürler. Genel olarak, bir orta köylünün kendi işgücünü satmaya ihtiyacı yoktur, oysa yoksul köylü işgücünün bir kısmını satmak zorundadır. Bu, orta köylüyle yoksul köylüyü birbirinden ayırt etmenin başlıca ölçütüdür.

5- İşçiler

Ülkemizin yarı feodal yapısı gereği, nüfusun % 30-35’lik kısmı köylük bölgelerde ve tarımsal ekonomiye bağlı olarak yaşamaktadırlar. Oysa gelişmiş kapitalist/emperyalist ülkelerde bu oran maksimum % 12- minimum % 5 seviyesindedir. Dolayısıyla köylük bölgelerde önemli bir işçi sınıfı bulunmaktadır. Bu sınıfı Mao Zedung yoldaş şöyle tanımlıyor:

İşçinin (tarım işçisi de dâhil) genel olarak hiç toprağı ya da tarım araçları yoktur, ama bazılarının çok az miktarda toprağı ve çok az sayıda tarım araçları olabilir. İşçiler geçimlerini, [s.180] bütünüyle ya da esas olarak işgüçlerini satarak sağlarlar. [s. 181]

b- Sanayi alanda sınıfların tahlili

Sanayi anlamda sınıfların tahlilini inceleyeceğiz.

1- Kapitalist/Emperyalist burjuvazi

Ancak son dönemde Dünya Ticaret Örgütü’nün globalleşme ideolojisi doğrultusunda, feodal ve yarı feodal ülkelerde, yasların buna göre düzenlenmesi ve özendirilmesiyle, kompradorduk bir adım daha öteye götürülerek, doğrudan yabancı yatırımları özendirilmiş ve ülke içinde yatırımları artmıştır. Dolayısıyla genel olarak bu sınıf içinde doğrudan yatırım yapmış kapitalist/emperyalist çokuluslu şirketleri de saymamız gerekir. Örneğin Robert Bosch 7 milyar cirosuyla bu sınıfın Bursa’daki en büyük ciro yapan doğrudan yabancı sermayeli şirketidir. Nestel, Coca Cola, Ficosa, Faurecia, Mako, Vale, Chasebreak, MGI, Yazaki,… Nestle dünya ciroları 100 milyar dolarları geçen, hatta Coca Cola 90 milyar dolarla dünyanın en değerli markası durumundadır. Valeo, 30 milyar, Ficosa 10 milyar, Faurecia 15 milyar, Mako 10 milyar, Yazaki 10 milyar,… gibi devasa cirolar yapan uluslar arası dev tekellerdir. Bunların acımasız sömürücü güşleri artık yeni bir sınıf olarak ileri çıkmaktadır. Zira son 15 yıla kadar 5000 civarında olan doğrudan yatırım yapan firma sayısı bu gün 50.000 seviyelerini geçmiş durumdadır. Bu on katlı bir çoğalma göstermiş talan  artık önemli bir kapitalist/emperyalist sınıfı ülkemizde sağlam bir yere oturtmuştur.

2- Komprador burjuvazi

Komprador, emperyalist sermaye ve yatırımların ülkeye girişi için onlarla işbirliği yaparak ülke kaynaklarının emperyalistlere peşkeş çekilmesi yoluyla büyük servetler elde eden en büyük en güçlü asalak sınıfı. Bursa ilinde bu şekilde önemli sermayeler elde etmiş önemli kuruluşlar mevcuttur. Örneğin, Beyçelik-Gestamp ortaklığından, Beyçelik 70 milyon Euro nakit para almıştır. Bu sınıf emperyalistlerle kol kola ülke kaynaklarını talan etmektedirler. Bu sınıf karşı devrimin en azılı savunucusu olarak yer almaktadır.

3- Büyük burjuvazi

Bunlar doğrudan komprador olmamakla birlikte devasa sermayeleri ve büyük kuruluşlarıyla emperyalizm her an işbirliği içinde olana büyük burjuva kesimdir. Ama bunlar emperyalist/kapitalist sektörlerin varlığını istemektedirler. Örneğin otomotivde Coşkunöz, Bplas, Ermetal … ve diğerleri doğrudan kapitalist/emperyalist tröstlerle işbirliği içindedir. Ya da şu ya da bu şekilde bağları vardır. Örneğin bu otomotiv şirketleri, Renault, Fiat, Ford, Toyota gibi dev tröstlere göbekten bağlıdırlar. Bu durum tekstil sektörü içinde geçerlidir.

Tekstil sektörü de ürünlerini doğrudan kapitalist/emperyalist dev tekellere satarak Pazar elde etmektedirler. Dolayısıyla onlara göbekten bağlıdırlar. Örneğin 1 milyar lira cirosuyla Yeşim tekstil, Nike, Reebok, Adidas … vb. dünya markalarına fason konfeksiyon üretimi yapmaktadır. Büyük burjuvazi de azılı bir karşı devrim taraftarıdır.

4- Orta burjuvazi

Orta burjuvazi sınıfı özellikle milli burjuvazinin KOBİ yapısında ulusal büyük burjuvazi veya komprador burjuva sınıfa geçmek için can atan bir sınıftır. Bu sınıf devrimdeki en kaypak sınıflardan birisidir. Bunlar büyük burjuvazi ile işbirliğinden güç alıp, düzenin kendi çıkarları doğrultusunda devamını isterler. Bunlar için bazı örnekleri verdikten sonra Mao Zedung yoldaşa kulak vererek pekiştirelim. Bu konum için otomotiv sektöründen bir örnekle açıklamaya çalışalım. Otomotivde doğrudan otomotiv ana sanayisine (Renault, Faiat, Ford) iş yapan firmalar büyüklük olarak oldukça ileri düzeydedir. Bunlara dair bazı rakamları otomotiv bölümünde paylaştık. Bu firmaların tedarik zinciri içerisinde yan sanayinin yan sanayisi konumunda olan firmaların tamamını vermek mümkündür. Yani Forda’a üretim yapan Coşkunöz firmasının yan sanayisi, yani Coşkunöz’de bazı parçalarını kendi yan sanayilerine yaptırmaktadırlar. Bunlar önemli ölçüde Orta burjuvazi durumundadır. Bunlarda bir an evvel palazlanıp Ana sanayiye üretim yapmak için hayal kurarlar.

Orta burjuvazi. Bu sınıf Çin’in şehirleri ve köylük bölgelerindeki kapitalist üretim ilişkilerini temsil etmektedir. Esas olarak milli burjuvazinin[3]meydana getirdiği orta burjuvazi, Çin devrimine karşı tutarsız bir tutum takınır; yabancı sermayenin darbeleri ve savaşağalarının baskısı altında inlerken, emperyalizme ve savaşağalarına karşı, bir devrimin gereğini duyar ve devrimci hareketi destekler; ancak ülke içinde proletaryanın devrime militanca katılması ve ülke dışında da uluslararası proletaryanın etkin desteği sonucunda, devrimin, kendi sınıfının büyük burjuva olma umudunu tehdit ettiğini sezince, devrime karşı kuşkucu bir tutum alır. Bu sınıf, siyasi bakımdan tek bir sınıfın, milli burjuvazinin hâkimiyeti altında bir iktidarın kurulmasından yanadır.

5- Milli burjuvazi

Milli burjuvazi ne yazık ki en az anlaşılabilen ve birçok küçük burjuva anlayışın halen anlayamadığı bir yapıya sahiptir. Bunlar küçük sanayi sitelerinde kendilerinin de çalıştıkları, 5-10 kişi çalışanları olan ve kendilerinin de bizzat çalıştığı küçük atölye sahipleridir. Bunlar orta burjuvazi düzeyine yükselme hayalleri kurarlar. Bazıları orta burjuvazi sınıfına çıkabildiği gibi kimileri de batarak proleter konumuna geçmektedir. Bunların sol kanadı devrimin saflarında çok kolaylıkla yer alırlar. Çünkü bunlar Büyük ve orta burjuvazi tarafından sömürülen bir kesimdir. Bursa’da bu kesimi temsil eden çok sayıda imalathane bulunmaktadır. Bunlar küçük sanayi sitelerinde olduğu gibi, şehrin muhtelif bölgelerine yayılmış halde bulunmaktadırlar. 1.500’ün üzerinde bu şekilde küçük işletme bulunmaktadır.

6- Küçük burjuvazi

Nüfusun dağılımına baktığımız zaman memur kesimi olarak önemli bir küçük burjuva nüfusa sahip olduğu görülmektedir. Memur kesimi, avukatlık büroları, mühendislik büroları, acenteler … vb. yerlerde çalışan önemli ölçüde potansiyel bulunmaktadır. Bunların sol kanadı devrimin içerisinde yer alacaklardır.

7- Proleter

Proleter, zincirlerinden başka sahip olduğu bir şeyi olmayan emekçi sınıf. Ancak yarı feodal yarı sömürge ülkelerde tam bir proleter sınıfın varlığına yönelik istatistikler yetersizdir. Zira, fabrika çalışmakta olan bir işçinin, zincirlerinden başka kaybedeceği şeyler olabilir. Bu köyde tarlası, şehirde yerleri veya başka gelirleri olabilir. Bu nedenle saf kan bir proleter mevcut işçiler içerinde takriben % 30 civarındadır. Bir diğer önemli nokta ise proletaryanın gücüdür. Örneğin, Renaut ya da Tofaş’taki bir grev, bir süre sonra lokavta dönüşebilir. Çünkü bu uluslar arası tekeller, aynı üretimleri dünyanın farklı ülkelerinde de üretmektedirler. Üretimi uzun süreli aksatacak durumlara kaşı B planı olarak bu ülkelerde üretim yapmak vardır. Daha ileriye giderse Türkiye’deki fabrikasını tamamen kapatarak üretimi sonlandırabilir. Bu durumda eyer enternasyonal bir birlikle diğer ülke işçileri de bu greve destek verirse kalıcılık sağlanabilir. Bu durum sadece otomotiv için değil, demir çelik veya başka bir sektör için de aynen geçerlidir. Ereğli Demir-Çelik’teki bir grev, ithalat yapılarak aşılabilmektedir. Bu durumda tüm dünyadaki demir çelik işçilerinin dayanışmasını gerekli koşmaktadır. Aksi halde uzun vadede işletmeler zararları karşılamayıp lokavt ilan ederek işletmeyi kapatabilir. Bu durumda belediye çöpçülerinin grevi çok daha önemli etki yaratacaktır. Başka bir ifade ile küreselleşme politikaları amacına ulaşmıştır. İşçi sınıfının üretimden gelen gücü böylece kırılmıştır. Elbette bu dünyanın bir devrimci döneme girmesinde ve enternasyonal dayanışmanın yükseldiği dönemlerde, kapitalist/emperyalizmin sınıfın boynuna dolanacak bir topyekun yıkımın hazırlayıcısı da olacaktır. Ancak bugün için işçi sınıfının, üretimden gelen gücü iyi zayıflatılmıştır. Bu da Milli Demokratik Devrim’in gerekliliğini ön koşan bir gelişim düzeyidir.

a) Yarı proleter

Yukarıda değindiğimiz gibi, çalışması dışında belli küçük gelirleri de olan işçileri içermektedir. Ayrıca, Mao Zedung yoldaşı dinleyelim:

Burada yarı-proletarya olarak tanımlanan tabaka beş kesimden oluşmaktadır. 1) Yarı-mülk sahibi köylülerin büyük çoğunluğu,[10]2) Yoksul köylüler, 3) Küçük zanaatkârlar, 4) Tezgâhtarlar,[11]5) İşportacılar.

b) Proleter

Yukarıda saymış olduğumuz nedenlere dayanarak gerçek proleter sayısının bilinen her işçi proleterdir, kaba yaklaşımın ötesinde bilinenden oldukça azdır. Mevcut sanayi işçilerinin ancak % 30’lik kısmın gerçek proleter olduğunu düşünürsek, ülkemiz öznelinde (çok sağlıklı veri olmamakla birlikte) sanayide çalışan işçilerin 5,4 milyon olduğunu düşünürsek bunun % 35’i ise yaklaşık olarak 1,9 milyon proleter olduğunu göstermektedir. Bu Bursa özneli için ise toplam işçi sayısı 270 bindir. Bunun % 35’i ise yaklaşık olarak 100 bin proleterin varlığını göstermektedir.

 

8- Genel Politik Durum

Geline son politik durumda ülkenin önemli gerici şehirlerinden birisi konumundadır. Şehrin Nilüfer bölgesi sosyal demokrata bir nüfusa sahiptir. Ancak burada, memur, mühendis, avukat, bürokrat, küçük burjuva bir nüfus yapısına sahiptir. Diğer merkez ilçe olan Yıldırım ve Osmangazi’de geniş gece kondu alanları bulunmaktadır. Burada nüfusun % 80’ni göçle gelmiştir. Gerici bir kültür yapısına sahiptirler. Son genel seçimlerdeki dağlım aşağıdaki gibidir.

Tüm dünyada kapitalist/emperyalist ülkelerin egemen ideolojisi olan gericileşme ideolojisinin Asya, Afrika ve Güney Amerika’daki feodal ve yarı-feodal ülkelerin içine gericiliğin en geri tohumlarını ekerek, tüm dünyada bir gericileşme rüzgarı estirmelerinin etkileri Bursa’da da kendisini fazlasıyla göstermektedir.

Özellikle tarikatlar, dergahlar, haftada belli günler zikir toplantıları yaparak, kitleleri zehirlemektedirler. Bu dergahlara gönüllü olarak giden yoksul halk kesimler bir baş eğmişlik içinde ve gerici ideolojik düşünce sapkınlığı içinde olmalarını sağlamaktadır.

Bu tarikatlarda olmayanlar ise MHP gibi faşist, kafatasçı gerici diğer görüş içerisinde Türk-İslam sentezi bir sapkınlığın etkisi altında bulunmaktadır. Bu tür bölgelerde CHP son derece cılız kalmaktadır. Kemalizm bile çok aşırı bir uç olarak algılanmaktadır.

Türkiye işsizlik oranına göre daha düşük bir işsizlik oranına(% 5) sahip olmasına rağmen, gençlerin gelecekle ilgili önemli kaygıları bulunmaktadır. Zira gençler AVM’lerde, uzun çalışma sürelerde, düşük ücretlerle tatil yapmaksızın çalışmak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu nedenle bu tür işlere gel geç iş olarak bakmaktadır. Bunun için gençler kalıcı ve güven verici büyük fabrikalarda çalışmayı arzu etmektedirler.

Özellikle gece kondu bölgelerde kitlelerle temas kurulması önemli sonuçlar doğurabilir. Çünkü kitleler tamamen bu dini tarikatların egemenliği altındadır. Buna karşı olarak gece kondu bölgelerinde küçük işlevsel, donanımlı ekiplerce yürütülecek doğru ve etkin çalışmaların sonuç verecektir. Bu kültürel değişim ve dönüşüm, ileri düzeyde kitle tabanı yaratmaya yarayacaktır. Bu benzer durum tüm metropoller için geçerli olduğunu gözlemlemek mümkündür.

Solculuğun Kemalizm ve Türk milliyetçiliğine indirgendiği bir gericileşmenin panzehiri, doğru ve etkin kitle çalışmaları olacaktır. Bursa bu konuda önemli bir potansiyele sahiptir.

Kitlelerin ve işçi sınıfının bizzat kendisi de dahil olmak üzere, sınıf çelişkisinden, milliyetçi ayrımcılıkta cepheleşme eğilimindedir. Yani patronla işçi kardeş, PKK ortak düşman… Bu nedenle, 2015 yılında yapılan genel grevlerde sınıf bilincinden ziyade ekonomizm içerisinde gelişmiş ve sönümlenmiştir. Sınıf bilinci ve devrimci ideoloji içerisinde gelişmemiştir.

Türkiye geneli ve Bursa özneli içinde geçerli olan, kitleleri faşist kamplaşmada birleştirerek sınıf çelişkisini örtbas etme politikaları başarıya ulaşmıştır. Anacak bunun güçlü ve öncü bir kitle çalışmasıyla aşılabileceğini bilmekteyiz. Halkın içinde uzun dönemli bir kitle çalışması ile çözüm bulunacaktır. Bu konun detayları bu çalışmanın kapsamı dışındadır. Ayrıca değerlendirilebilecek bir çalışmadır.

Özetlersek, Bursa 2.5 milyonu aşan nüfusuyla ülkemizin önemli bir metropolüdür. Gerek sanayi ve gerekse tarımsal yapısıyla sınıf çelişkilerini bağrında taşımaktadır. Bu çelişkilere yönelik doğru kitle çalışması yapılması ve gelecek on yıllar içinde akıntının yönünü değiştirmek mümkün olabilecek.

 

Bir Özgür Gelecek okuru

 

-Bitti-

 

Yazının ilk bölümü için tıklayınız

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu