Emek

Çiftçi Sen’den açıklama

Çiftçi-Sen, Türkiye’nin TİGEM eliyle Sudan’da toprak kiralaması konusunda bir basın açıklaması yayımladı. Çiftçi Sen açıklamasındaGeçmişte bilek ve kılıç gücüyle işgal edilen topraklar sonra top ve tüfekle ele geçirilmeye başlandı. Şimdi yürek, bilek, tank ve topun yerini büyük devletlerin ve büyük şirketlerin ekonomik gücü aldı. Ekonomik gücü olanlar için ülke sınırı harita üzerindeki bazı düz, girintili, çıkıntılı çizgilerden ibaret kaldı/bırakıldı.” dedi.

Kuruluş amacı çiftçilere öncülük, öğreticilik ve önderlik olan Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü (TİGEM) ise kapitalist şirketler için emlâkcı, aracı kurum gibi görevlendirilmiş. TİGEM Sudan’dan 5 milyon dekar araziyi 99 yıllığına kiraladı. Şirketlere devredecek.”diyen Çiftçi Sen açıklamasında yerli üreticinin ekonomik sıkıntılar yaşadığını ve bu süreçte yaşanan sıkıntılar giderilmeden şirketlerin teşvik edilmesinin devletin ve TİGEM’in kimlerin yanında olduğunu gösterdiğini belirtti.

Açıklama şu şekilde devam ediyor:

“Türkiye toprağını petro dolar sermayedarlara sunmakla, şirketler için Sudan’dan toprak talep etmesi zıt gibi görülse de aslında her iki durumda da yapılan kapitalist şirketlere savaşsız toprak sağlamaktan başka bir şey değildir.Toprak işgalleri/gaspları olarak adlandırılan bu tür toprak alım ve satım işleri; ekolojinin, üretici olan çiftçilerin, yemek zorunda olan yurttaşların ve diğer canlıların yararına değildir.”

Bizler Çiftçi Sen olarak diyoruz ki;

Toprak kiralama işi, Sudan ve Türkiyeli çiftçilerin yararına değildir. Sudanlı çiftçiler toprağından olacak, yoksullaşacak. Türkiyeli çiftçiler, Sudan’da üretilecek, teşvikli ve sıfır gümrüklü ürünlerle rekabet edemeyecektir. Zarar edecektir.

Toprağa sahip olacak olan şirketin amacı sadece kâr elde etmek olacağından, toprağı ve suyu hor kullanabilecek, suya bağlı yaşam zarar görecek, ekoloji bozulacaktır.

Hali hazırda Sudan’daki tarımsal üretimin önemli bölümü doğaya zarar vermeyen köylü üretimidir. Şirketler, Sudan’da uygulanan köylü tarımı yerine toprağı kirleten, suyu kullanılmaz kılan, ekolojik dengeyi altüst edecek olan endüstriyel tarım uygulayacaktır.

Türkiye’den toprak alacak ve işleyecek şirketler veya değişik sermaye grupları toprağa ve suya kâr amaçlı saldıracak, sömürecektir.  Türkiye’den ayrılmaları ancak işledikleri toprağın ve kullanılan suyun kullanılamayacak duruma gelmesinde olacaktır.

  O zaman da geride bıraktıkları su ve toprak kullanılamayacaktır.

 Bu tür uygulamalar, tarımın serbest ticarete konu edilerek şirketleşmesinin ve gıda egemenliğinin küresel şirketlerin eline geçmesinin doğal sonucudur. Kabul edilemez.

 

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu