Manşet

Emine Ayna ile “çözüm süreci” üzerine

“Çözüm, Dehaq’a karşı devrimci Kawa’nın isyanını kuşanmada”

Amed: Yaşanan yeni açılım sürecinde ulusal mücadelenin ve devlet adına AKP hükümetinin bu sürece yaklaşımını konuşmak için BDP Amed Milletvekili Emine Ayna ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu süreçte ulusal mücadele mevzileri barış dilini kullanmaya devam ederken, hükümetin saldırılarla çirkin yüzünü gizlemeden tutuklamalara, bombalamalara devam etmesi neyi gösteriyor?” diye sorduk.

Bugün çözüm süreci diyor ise eğer, Başbakanın yapması gereken şey Başkan’ın çağrısından sonra bu konuda barış iradesi ortaya koymasıdır” diyen Emine Ayna “Kürt tarafı barış konusundaki iradesini, masada müzakere yöntemiyle, diyalogla, konuşarak 1993 yılından itibaren koydu(…)

20 yıldır Kürt tarafı, PKK, Başkan Öcalan bu konuda hiçbir zaman taviz vermedi. Bugün Başkan Öcalan’ın tutumu, tavrı da bu konudaki ısrarın devamıdır. Burada sorgulanması gereken, beklenti içinde olunması gereken Kürt tarafı değildir. Sorgulanması ve beklenti içinde olması gereken Türk tarafıdır. Barış tek taraflı istekle olan bir şey değildir. Yirmi yıldır bunu gördük. Yirmi yıldır Kürt tarafı barış diyor. Ama Türk tarafından daha biz barış kelimesini duymadık. İlk kez başbakan Erdoğan şimdi bir çözüm süreci olduğunu söylüyor. Bir önceki sürece ilişkin çözüm süreci tabirini hiçbir zaman kullanmadı. En son milli birlik projesi gibi ne idüğü belirsiz bir kavrama kadar gitti” dedi.

“Temkinli davranıyoruz”

Burada sabote kaygısı ve korkusu Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı duyulmalıdır. Kürdistan özgürlük hareketine karşı değil” diyen Ayna şöyle devam etti:

“Herkesin bilmesi gerekiyor; Kürtler de, Türkler de tüm Türkiye halkları bunu bilmeli; Başkan Öcalan karşı tarafta barış iradesi gelişmezse bu barışı bu süreci ne kadar götürebilir, 3 ay daha, 5 ay daha ama eğer karşı taraf savaşta ısrar ederse, askeri operasyonlarda ısrar ederse, siyasi operasyonlarda ısrar ederse tıkanır. Burada sabote kaygısı ve korkusu Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı duyulmalıdır. Kürdistan özgürlük hareketine karşı değil. O konuda defalarca kez kendilerini ispatladılar. Artık yeni bir ispata gerek yok. Bu dönemde bizim bütün Kürtlerin, hatta bütün Kürdistan halklarının tek güvendiği şey Başkan Öcalan’ın bu konudaki iradesini açıklıkla ortaya koymuş olmasıdır. Bu konuda inanılan ve güvenilen Başkan Öcalan’dır. Yoksa AKP hükümeti değil. Çünkü AKP hükümeti Kürtleri defalarca kez kandırdı. TC, tarihinde defalarca kez Kürtlere ihanet etti. Her değişim, dönüşüm sürecinde Kürtlere tatlı iki çift laf ettiler, Kürtler TC devletinin yanında durdu. Bu Osmanlı devletinde de böyleydi. Tarih boyunca bu böyle oldu. Bugün Kürtler artık öyle bir oyuna gelmez. Barış konusunda iradesini ortaya koyar. Ama temkinli davranır. Ama yarına hazırlıklı olur.

“Bu bakış açısıyla çözüm gelişmez”

Başbakan İstiklal marşını son dört mısrasını okudu. ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ dedi. Ya Kürtler de bunu derse ne olacak” diye soran Ayna; “Şuna inanıyorum Ortadoğu’da bir değişim oluyor. Türklerle Kürtler birlikte hareket ederlerse müthiş bir şey olur. Bütün Mezopotamya halkları için barışın, özgürlüğün, geleceğin, çok farklı bir geleceğin önü açılır. Bu Türklerle, Kürtlerin birlikteliğinden doğar ve çıkar. Öbür türlüsü biraz daha kan gölü anlamına gelmektedir. Ama burada olması gereken şey Türk tarafının da, Başbakanın da gerçekten inanmasıdır. Kürtlerle birlikte eşit birlikten. Üstün ırk olarak birlikte değil” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu