Makaleler

Havada grev rüzgârları

Hava-İş Sendikası ile THY arasında devam eden görüşmelerin anlaşmasızlıkla sonuçlanması üzerine sendika, grev ilan etti.

15 Mayıs günü greve çıkan Hava-İş Sendikası başta işten atılan 305 işçinin geri alınması olmak üzere, 36 saatlik dinlenme hakkı, part-time personelle işlerin yürütülmesine son verilmesi, sağlık raporu nedeniyle işten çıkarılmaların durdurulması, hakların prosedürle değil toplu iş sözleşmesi ile garanti altına alınması, yorgunluğa neden olan uçuş programlarının her gün değişmemesi, bir tüketici ve yolcu hakkı olan uçuş emniyetini esas alan standartların sağlanması, kıdem haklarının düzeltilmesi ve yüzde 3 zam dayatmasından vazgeçilmesini talep ediyor.

İşten atılan 305 işçinin 350. günlere ulaşan direnişiyle önemli bir kamuoyu yaratmayı başaran ve üyelerine ve sınıf hareketine de moral/motivasyon sağlayan Hava-İş Sendikasının bu grevi sınıf hareketi için önemli bir yerde duruyor.

THY yönetimi, AKP’li yöneticiler ve bakanların basının desteğiyle grevin etkisiz kaldığı yönündeki dezanformasyonu buna paralel polisin devreye sokulması, basın açıklamaları ve eylemlerin engellenmeye çalışılması grev silahının egemenler cephesinde yarattığı korkuyu işaret ediyor.

Seferlerin yapıldığı açıklaması yapan THY, grevin daha ilk gününde 218 seferin iptal edilmesini görmedi. THY, grevin ilk gününde “16 bin kişiden 500’ü grevde”, “Grev uçuşları etkilemedi” gibi söylemlerle grevi etkisiz gibi göstermeye çalıştı. Yedek, eğitimsiz personeli uçuran THY, bir yandan işçi düşmanlığı yapıyor öte yandan uçuş güvenliğini büyük riske atıyor. İlk gün yüzde 40 oranında katılımın sağlanması da hava iş kolu açısından önemli bir başarıdır.

Grev gün geçtikçe etkisini daha fazla gösterdi. THY yönetiminin şimdilik basın üzerinden sendikayı görüşmeye çağırması da bunun bir göstergesi. THY grevi üçüncü günü geride bırakırken THY Yönetimi Hava-İş’i 22 Mayıs’a kadar, 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’ni imzalamaya davet etti.

23. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’ndeki haklardan ve koşullardan geriye gidiş olmayacağını belirten THY Yönetimi, uygun bir ücret artışı yapmayı kararlaştırdığını duyurdu. Grevin devam etmesiyle THY’nin iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmış oldu.

Eylem, işçi sınıfının en önemli silahı olan grevin kullanılması durumunda nasıl bir etki yarattığını göstermesi bakımından son derece önemli. Grevin önümüzdeki günlerde devam etmesi olasılığı karşısında dayanışmaya büyük ihtiyaç duyacağı da bir gerçek. Bu bakımdan gözümüz kulağımız grevde olmalı. İşyerlerinde grevde olan işçilerle dayanışmak, mücadeleyi ortaklaştırmak başarı içinde vazgeçilmezdir.

Grev öncesi tabanda yeterli hazırlığın yapılmadığı, işyerlerinde grev öncesi güçlü bir çalışmanın yürütülmemesi grevin etkisini azaltan nedenlerden olmuştur. Bu eksiklerine, zaaflarına rağmen Hava-İş’in grev sonucunda taleplerini kabul ettirmesi, kazanım elde etmesi, grevin başarıya ulaşması işçi sınıfının mücadelesinde motivasyonu artıracaktır. Kazanım, direnişte olan işçilerin kazanma umudunu tazelerken işçi sınıfının geniş bölüklerine mücadele çağrısı anlamına gelecektir.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu