Güncel

(foto)Mersin, Kaypakkaya, Karer ve Dörtler İçin Yürüdü!

 

Mersin: Bugün( (17.05.2014) saat 13.00’te başlayan olan Soma, Kaypakkaya ve 18 Mayıs şehitleri anması öncesi, polis, toplanma bölgesini “bomba ihbarı var” diyerek çevirdi.
Aralarında Partizan ve YDG’nin bulunduğu HDK, HDP, Devrimci 78’liler, Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla bugün düzenlenen eyleme DHF de destek verdi.
Komünist önder İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer ve Dörtler’i anma eylemi öncesi, birkaç gündür Soma eylemleri için toplanma noktası olan Özgür Çocuk Parkı girişini “bomba ihbarı var” diyerek güvenlik şeriti ile kapattı.
Ancak bomba şüphesi bulunan paketin asılı olduğu ağaç dibinden insanların rahatça geçebiliyor olması, polisin eyleme yönelik bir girişimi olduğunu gösteriyordu.
Bu sırada kitleden biri, paketi eline aldı ve içinin boş olduğunu söyledi. Kişiye müdahale eden polis, paketi aldı. Böylelikle bunun asılsız bir ihbar oldu görüldü.
Polise, “Siz bizi korumazsanız bize hiçbirşey olmaz, sizin yüzünüzen ölüyor bütün insanlar” diyerek tepki gösteren kitle “Katil polis hesap verecek” sloganlarını haykırdı.
Kitle, daha sonra yürüşe geçti. “Soma’nın katili patronların devleti”, Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya”, “Dörtler yaşıyor, kavga büyüyor” sloganlarının atıldığı yürüyüş boyunca Gezi şehitlerinin isimleri de sık sık anıldı.
Yürüyüş güzergahında Partizan imzalı Kürtçe-Türkçe “And olsun ki adını, şan olsun ki andını yaşatacağız” pankartı sallandırılması coşkuyla karşılandı. Polisin de oldukça yoğun takip ettiği yürüyüş sloganlarla Taş Bina’ya kadar devam etti.
Kaypakkaya ‘kahraman’ değildir
Taş Bina önünde açıklama yapmak için toplanan kitle öncelikle saygı duruşunda bulundu. ‘Vartinik’te bir köm’ şiirinin okunduğu saygı duruşunun ardından kitle adına Duygu Yıldız tarafından bir basın metni okundu. Kaypakkaya’nın kahraman olmadığına vurgu yapılan açıklamada; Kaypakkaya’nın ezilen milyonlardan; işçilerden, köylülerden, gençlerden, kadınlardan, Kürtlerden, Alevilerden, Çingenelerden, Ermenilerden, Süryanilerden, Lazlardan, Abhazlardan sadece birisi olduğu vurgulanarak “Kaypakkaya’yı devlet nazarında “suçlu” ve “tehlikeli” kılan ve katledilmesine gerekçe olan en temel neden, O’nun ülkemizin tarihi gerçeklerine yaklaşımındaki Bilimsel Sosyalist perspektifti.
Kaypakkaya bu perspektife bağlı kalarak devletin resmi görüşlerine karşı, cepheden mücadele etti.
Kaypakkaya, özellikle Kürt ulusal sorunu ve Kemalizm konularında ortaya koyduğu analizleriyle, ülkemiz devrim mücadelesine son derece önemli katkılar sundu.
Kaypakkaya, ideolojik-teorik alandaki keskin sınıf bilincini, devrimci mücadele konusunda da gösterdi.
Kaypakkaya’nın; görüşlerini, devrimci bir pratikle buluşturma kararlılığı, O’nun “suçlu” ilan edilmesinin en başat nedeniydi” denildi.
Karanlığa meşale Dörtler
Yine Mayıs şehitlerinden olan Haki Karer’in de anıldığı açıklamada “18 Mayıs 1977’de MİT eliyle kurulan bir kontra örgüt tarafından Antep’te bir kahvehanede katledilmesinden sonra Kürt ulusunun başkaldırısı yeni bir döneme işaret etmekteydi ve Haki Karer “Kürdistan’ın enternasyonalist devrimcisi” olarak anılacaktı. Haki Karer, egemen ulus zincirlerini parçalamış ve Kürt özgürlük mücadelesinin saflarında yükseltmişti bayrağını” denilerek Karer’in devrimci durumun önderlerinden olduğu vurgulandı.
Ayrıca Amed zindanlarında karanlığı aydınlığa dönüştüren Dörtler’in direnişine de değinilen açıklamada “12 Eylül Askeri Faşist Cuntası Amed zindanında devrimciler şahsında, Kürt halkını betona gömerek imha etmeye çalışırken, bu büyük saldırıyı Mazlum Doğan’ın açtığı yolda Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık, Mahmut Zengin bedenlerini ateşe vererek geriletmiş ve 18 Mayıs 1982 ‘Dörtlerin Gecesi’ olarak anılan direnişleriyle, toplumsallaşan bir özgürlük hareketine temel oluşturmuştur” denildi.
Ezilenlerin Mücadele Tarihini ve Onun Yarattığı Değerleri Sahiplenmek “Suç” Değildir!
Açıklada “Yargılandığımız çeşitli davalarda İbrahimleri, Mahirleri, Denizleri, Mazlumları “suçlu” ve “terörist” ilan eden; on yıllara varan cezalarla mücadelemizi engellemeye çalışan hâkim sınıflar, ezilen milyonların mücadele tarihinden ve onun devrimci, komünist önderlerinden duyduğu korkuyu dışa vurmaktadırlar. Bu nedenledir ki; “demokratikleşti” denen Türkiye’de Kaypakkaya, Haki ve Dörtlerin afişini asan, anmasına katılan, türküsünü söyleyen, kitabını taşıyanlar, anılarını yaşatanlar ‘büyük bir suç’ işlemiş kabul edilerek gözaltına alınmakta, işkence görmekte ve tutuklanmaktadırlar” denilerek önderlerin anılmasının suç olmadığı dile getirildi.
Önderleri savunanların ‘terörist’ olmadığı da vurgulanan açıklamada “Terörist; ülkeyi emperyalistlere peşkeş çekendir! Derelerini HES’lere peşkeş çekendir! Madenlerini emperyalist tekellere satandır” denilerek devletin Soma’da Gezi’de yaptığı katliamların terörist eylemler olduğu vurgulanarak açıklama sloganlarla sonlandırıldı.
[widgetkit id=686]

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu