Güncel

Kırıklar F Tipi Hapishanesi’nden tutsaklar: Sesimizi büyütmenizi istiyoruz

Hapishaneden gazetemize mektup yazan tutsaklar, maruz kaldıkları işkence ve hak gasplarına karşı ses olunması çağrısı yaptı

Hapishanelerde işkence, tecrit, hak ihlali ve keyfi yasaklamalar artarak devam ediyor. Siyasi tutsakların en basit talepleri dahi türlü oyalamalarla yerine getirilmiyor, var olan tecrit sistemi daha da ağırlaştırılıyor.

Gazetemize mektup yollayan tutsaklar da yaşadıklarını paylaşarak seslerine ses olunması çağrısı yaptılar. İzmir Kırıklar 2 N o’lu F Tipi Hapishanesi’nde kalan Deniz Şah, İlhan Kaya, Latif Mollaahmetoğlu ve Gökhan Gündüz yolladıkları mektuplarda süreçlerini paylaşarak en meşru taleplerinin bile yerine getirilmediğini ifade ettiler.

Tutsaklardan Gökhan Gündüz’ün Kırıklar’a sürgün edilmesinden bu yana 60 gün geçmesine rağmen keyfi bir şekilde tecritte tutulduğu da öğrenilirken, tutsaklar seslerinin ulaştığı herkese seslerini büyütme çağrısı yaptılar.

“Düşünmeyelim, üretmeyelim, yaratmayalım isteniyor”

Tutsaklardan Deniz Şah, “Size burada yaşadığımız hak ihlalleriyle ilgili yazıyoruz. Mesela bir kitap-dergi sorunumuz var ki, aslında 21. YY’da bunun bir sorun olarak ifade edilmesi bile bu sorunu yaratanlar açısından utanç sayılmalı!” sözleriyle başladı mektubuna. Şah, yasaklara, hak gasplarına dair ise şunları söyledi:

“Düşünmeyelim, üretmeyelim, yaratmayalım diye kitaplarımıza sınırlama getiriliyor, dergilerimiz yasaklanıyor. Ve bunların hepsi ‘güvenlik’ nedeniyle yapılıyor! Hücrede kişi başı sadece 15 kitap bulundurma hakkımız var. İstediğimiz dergiyi ziyaret ve posta yoluyla almamız yasak, sadece anlaşmalı bayiden satılan dergileri, hesabımızdan kesilecek parayla alabileceğimiz söyleniyor.”

Şah, bu çağdığı uygulamalara karşı direndikleri için birçok kez haklarında soruşturma açıldığını ve cezalar verildiğini de ifade etti gönderdiği mektubunda. 2 buçuk aydır bulundukları hapishanede 1 ay etkinlik yasağı, 19 ay görüş yasağı aldıklarını anlatan Şah, mektubunda son olarak şunları ifade etti:

“Kitap-dergi ve 10 saat sohbet hakkı, bizim direnerek, ölerek kazandığımız haklardır. 2000-2007 arasında 122 yoldaşımız bu uğurda canını verdi. Dolayısıyla bu haklarımız aynı zamanda şehitlerimizin emanetidir. Emanetimizi savunacak, gözümüz gibi bakacağız. Taleplerimiz meşru ve demokratiktir. Meşru olmayan kitap ve dergi yasaklamalarıdır, meşru olmayan bize verilen cezalardır. Haklı olduğumuzu biliyoruz. Ülkemiz aydın ve sanatçılarının, muhalif gazeteci ve demokratlarının onur duyduğumuz bu mücadelede yanımızda olmasını ve sesimizi büyütmesini istiyoruz. Sizden bu duyarlılığı bekliyoruz”

Ali Osman Köse ve avukat Aytaç Ünsal

Ali Osman Köse serbest bırakılsın!

Kırıklar 2 No’lu F Tipi’nden bir diğer tutsak ise ağır hasta olmasına rağmen tahliye edilmeyen 27 yıldır tutsak Ali Osman Köse’nin özgürlüğü için yazdı gazetemize. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde kalan Köse’nin 12 Eylül AFC’sinden bugüne gördüğü işkencelerden dolayı ağır hasta olduğu ifade edildi. Mektupta Köse’nin özgürlüğü istenerek şunlar söylendi:

“Ali Osman Köse’nin nörolojik, kanser ve fiziksel birçok hastalıkla yaşamını tecrit koşullarında sürdürmesi mümkün değildir. Birinin yardımı olmadan tek başına ihtiyaçlarını karşılaması imkansızdır. Onu bu şekilde hapishanede tutma ısrarı yaşamına mal olabilir! Bir an önce serbest bırakılarak tedavisi başlatılmalıdır. Ali Osman Köse ve tüm hasta tutsaklar için bu konuda duyarlılığınızı bekliyoruz. Ülkemiz hapishanelerinde bir devrimci daha ölmesin!”

“Aytaç Ünsal’ı özgürlüğe hep birlikte kavuşturalım”

Kırıklar’dan gelen bir diğer mektupta ise Aytaç Ünsal’ın serbest bırakılması talep edildi. Avukatı olan Ünsal’ın yalan, yanlış bir komployla tutuklandığı ifade edilen mektupta şunlar söylendi:

“Avukatımız ülkemizdeki adaletsizliği, demokrasi yalanlarını canı pahasına tüm dünyaya duyurduğu için cezalandırılmak isteniyor. Çok ciddi sağlık sorunları yaşıyor olmasına rağmen tutukluluğunun sürmesi avukatımızda geri dönülemez fiziki tahribatlara neden olabilir. Avukatımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Onun eski sağlığına kavuşmasını, yeniden demokrasi ve hukuk mücadelesinde yerini almasını istiyoruz. Ebru Timtik’in uğruna hayatını verdiği, Aytaç Ünsal’ın canını ortaya koyarak bütün halkımız için savunduğu adaleti savunmak şimdi ülkemizin onurlu aydınlarının, demokratlarının ve gazetecilerinin görevidir. Bu noktada duyarlılığınızı bekliyoruz. Aytaç Ünsal’ı özgürlüğe hep birlikte kavuşturalım.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu