Dünya

Mannheim’da Kaypakkaya anıldı

 

Kanlı Mayıs

Bugün 18. Mayıs

Yaşama ölünce hasret olanların günü,

Özgür bir gelecek yaratmak için yola düşenlerin,

Fidanların büyümesi gerekirken,

Kanlı Mayıs

Darağacın da sehpaları tekmeleyenlerin,

Kendilerini ateşe verenlerin,

Zindanda ser verip sır vermeyenlerin,

Umutsuzluğa umut katanların günü.

Mannheim’dan Bir Partizan

Mannheim 18.05.2014

Kürt Toplum Merkezi’nin düzenlediği Mayıs şehitlerini anma etkinliği Ludwigshafen lokalinde saat 14.00’da başladı. KTM dernek başkanının Kürtçe yaptığı açılış konuşması ardından tüm özgürlük ve sosyalizm adına canlarını feda eden devrimciler için saygı duruşu yapıldı.

Haki Karer’leri, Deniz’leri ve İbrahim’i anlatan Kürtçe sinevizyon gösterisi ardından Yek-Kom ve Partizan adına katılan panelistler divana davet edildi. İlk konuşma Partizan tarafından yapıldı. Partizan temsilcisi sunuma başlamadan önce bu anmayı düzenleyen ve emeği geçen herkese teşekkür etti, ortak iş yapmanın bugün dünden daha büyük bir ihtiyaç olduğunu dile getirerek sunumuna başladı. Türkiye Cumhuriyetinin tarihini belirlerken, Osmanlı tarihine değinerek bu kanlı tarihin Devrimciler acısından çok önemli olduğunu dile getirdi. Bu tarihin değişmediğini tam tersine Kemalist sistem tek dil, tek din ve tek bayrak ideolojisi Osmanlıdan devir alınmış bir anlayış olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında, “İbrahim Kaypakkaya’nın “Kemalizm özü itibari ile faşizmdir” ve “Kürt ulusunun kendi kaderine tahin hakkı“, O’nu 68 kuşağı devrimcilerinden ayıran noktalardır. Faşist Türk Devleti bugün bile Kaypakkaya adını ananlara ceza kesiyor, hapse sokuyor ve katlediyor, buda Kaypakkaya yoldaşın ideolojisinin Kemalizm için ne kadar tehlikeli olduğunu ve adını duymaya bile tahammül edemediklerinin göstergesidir” diyerek sunumunu sonlandırdı.

Yek-Kom temsilcisi ise kitleyi Kürtçe selamlayarak sunumuna başladı. 18. Mayıs Kürt halkı acısından çok önemli olduğunu ve on binlerce şehit vermiş bir örgütün bu şehitlere sahip çıkılmasının önemine deyindi. Haki Karer’in kısaca hayatını ve Kürt Ulusal mücadelede önemine değinerek devam etti. 1973 yılından bugüne nasıl gelindiğini hangi bedeller ödendiğini, Apo’cu grubu ile başlayan ve o dönemde tartışılan “Kürtler bir ulus mu, değil mi?” sürecinden 1978 yılında Haki Karer adına kurulan parti ve bugüne değindi. Haki Karer’i tanıyan panelist onunla yaşadığı anıyı anlatarak salonda bulunan şehit ailelerine söz hakkı verdi. Şehit aileleri dik duruşları, davaya inançları ve konuşmaları ile katılımcılara duygulu anlar yaşattı. Etkinlik “Şehit Namırın” sloganları eşliğinde sona erdi.

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu