GüncelManşet

Nuriye 5. duruşmasında da tahliye edilmedi

H. Merkezi: KHK ile işinden atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yargılandığı davanın 5’inci duruşması bugün Sincan Hapishane Kampüsü’nde görüldü. Duruşmada savcı Nuriye’nin tahliyesini istedi. Nuriye hakkında tahliye kararı verilmezken, dava 1 Aralık’a ertelendi.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından ilan edilen OHAL’in ardından çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamudaki işinden ihraç edilen Nuriye Gülmen’in, Yüksel Caddesi’nde başlattığı direnişin 120’nci gününde açlık grevine başlayan Nuriye ve Semih 23 Mayıs’ta tutuklanmış, Semih ise 20 Ekim’de görülen duruşmada tahliye edilmişti.

 

“Sizden tahliyem ile bir lütuf beklemiyorum”

Davanın bugünkü (27 Kasım) duruşmasında savcılık Nuriye’nin adli kontrolle serbest bırakılmasını talep etti. Nuriye, savcının tahliye talebini açıklamasının ardından söz alarak “Avukatlarla görüşmenin sağlanamadığını, bulunduğum koşulların sağlığımı ne derece olumsuz etkilediğini, savunma hakkımın gasp edildiğini uzun uzun anlatmıştım. Sizden tahliyem ile bir lütuf beklemiyorum, sadece hukukun gereklerini yerine getirmenizi istiyorum” dedi.

Nuriye’nin avukatlarından Murat Yılmaz söz alarak, savcının talebini olumlu karşıladıklarını söyledi. Yılmaz, mahkeme kararlarının savcılık, Numune Hastanesi ve jandarma tarafından uygulanmasının engellendiğini belirterek “Sizi aşan bir arada var” dedi.

Mahkeme heyetinin, Fatih Solak’ın beyanının ardından savcılıktan mütalaa istemiş olmasına değinen Yılmaz, “Delillerin ortaya koyulması ve tartışılması gerekiyordu. Mütalaaya karşı beyanlarımızı sormadınız. Bu açık bir usule aykırılık, usul ihlal edilmiştir” dedi.

Yılmaz Reza Zarrab Davası’na ilişkin Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın “İtirafçıların beyanlarına itimat edilemez” dediğini hatırlatarak mahkeme heyetinin Fatih Solak’ın ve Berk Ercan’ın Nuriye ve Semih’e iftira atmasında yararı olmadığı yönünde karar verdiğini belirtti.

Yılmaz, Solak’ın ve Ercan’ın, beyanlarından çıkarları olduğunu belirterek “Peki Berk Ercanın yararı nedir? Berk Ercan 30 Ekimde tahliye oldu. Uzun namlulu silahlarla yakalanan, örgüt üyeliğinden ceza alan Berk Ercan buna rağmen tahliye oldu. İşte menfaat budur” dedi.

 

Eylem fotoğrafları örgüt üyeliği delili yapılmaya çalışılıyor

Yılmaz, Nuriye’yle ilgili 2013-2015 yılları arasındaki takip kararlarını sayarak bu takip kararlarının Berkin Elvan eylemleri dönemini kapsadığını belirtti. Polis kayıtlarına göre 15 bin kişinin katılmış olduğu eylemlerle ilgili 58 kişinin yargılandığını belirterek Nuriye’nin eylemde en önde pankart tuttuğu fotoğrafı mahkeme heyetine sundu.

Takip kayıtlarında Nuriye’nin kimle görüşmüş olduğunu, hangi eylemlere katıldığına ilişkin bilgilerin olduğunu kaydeden Yılmaz, bu kayıtlar içinde polise mukavemetin dahi olmadığını belirtti. Yılmaz, bu eylemlerin örgüt üyeliği delili yapılmaya çalışıldığının altını çizdi.

Yılmaz, Ercan ve Solak olmasa Nuriye’nin beraatının isteneceğini belirterek “Acun ise açlık grevi yapmadığı için beraat isteniyor. Biz açlık grevi yargılanıyor diyince kızılıyor. Bunların beyanı Ekim ve Kasım’da. Bu örgüt talimatıyla açlık grevine ilişkin talimat nerededir, maddi delili nedir?” diye sordu.

 

“Şahidim ilk günden beri kararlı olduklarını biliyorum”

Avukat Murat Yılmaz tanıkları olduğunu ve mahkeme heyetinin dinlemesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi tanık olarak söz aldı. Hakverdi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ihraçlarla birçok mağdur yaratıldığını belirterek şunları söyledi. Acun ve Nuriye, iki öğretmenimiz rahatlıkla Meclis’e girdi ve dertlerini anlattılar. Komisyona başvurduklarını ve sonuç beklemediklerini, bir kamuoyu oluşturmak için eyleme başvuracaklarını söylediler. Yüksel’de oturma eylemine başlayacaklarını söylediler. Oturma eylemine başlayacakları, seslerini duyuramazlarsa açlık grevine başlayacaklarını, gözaltına alınacaklarını eylem yasağı olduğunu, gözaltı sürecinde yanlarında olursak daha az hak ihlali yaşanacağını söylediler. Mümkün olduğunca gözaltı takibine gittik, bunlar suçsuz, dedik. Siyasi sorumluluğumuzu yerine getirdik. Oturma eyleminden sonuç alınmayınca başta söyledikleri gibi açlık grevine gittiler, şahidim ilk günden bu güne kararlı olduklarını biliyorum.

Hakverdi’nin ardından tanık Abbas Şahin söz aldı. Nuriye ile eylemlere katıldığını, eylemler esnasında patlayıcı kullanılmadığını söyledi. Yılmaz’ın sorusu üzerine Şahin, “Fatih Solak pek tekin bir tip değildi, yakın durmadım. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı geçmişi vardı. Neden ailesinden kopması için bir şey yapalım tam aksine alkol bağımlılığından koparmaya çalıştık” dedi.

İlker Akkaya, Nuriye ve Semih’i tanıdığını, Berkin Elvan eylemlerine katıldığını ve Nuriye’yi orada gördüğünü söyledi. Solak’ın eylemde olup olmadığını hatırlamadığını belirten Akkaya, Nuriye’nin herhangi bir şekilde polise mukavemetinin olmadığını ve eylemde patlayıcı kullanılmadığını belirtti.

Barış bildirisi imzacısı Pelin Tutaş söz aldı. Şubat’ta ihraç edildiğini belirten Tutaş, “Nuriye’yi yakından tanırım. Örgütle ilişkili bir şey olmadığını biliyorum. İkimiz de Eğitim-Sen’liyiz. Birçok problem yaşadık, her şeyi konuşurduk. Bu nedenle kesinlikle böyle bir şey olmadığını biliyorum” dedi.

Tutaş Eğitim-Sen yöneticileriyle toplantı yaptıklarını, Nuriye’nin bu toplantıda açlık grevine başlamak istediğini söylediğini belirtti. Eğitim-Sen yöneticilerinin karşı çıktığını belirten Tutaş “Nuriye’yi tek başına eylem yapmakla suçladılar, haksız bir suçlamaydı. Nuriye hep birlikte iş yapmak istiyordu, açlık grevini dayatmadı. Her türlü eyleme ilişkin birlikte yapmak istedi. YÖK önünde eylem fikri de vardı” dedi.

 

“Savcılık ya hukuku hatırladı ya da vahiy geldi”

Nuriye’nin avukatlarından Ümit Büyük söz aldı. Büyük, önceki duruşmada savcının Nuriye’nin tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa verdiğini hatırlatarak “On günde ne oldu da tahliye istedi? Savcılık ya hukuku hatırladı ya da vahiy geldi” dedi. Büyük, Nuriye’nin tutuklu olmadığını, rehin tutulduğunu söyleyerek, Nuriye’nin savunma yapması gerektiğini yapmadığı takdirde bu davanın bir trajediye dönüşeceğini belirtti.

 

“İçişleri Bakanlığı’nın bu davaya müdahalesini biliyoruz”

Büyük’ten sonra söz alan Avukat Nazan Betül Vangölü KozağaçlıBu tutukluluk sonlandırmak zorunludur! İçişleri Bakanlığı’nın bu davaya müdahalesini biliyoruz” dedi. Kozağaçlı, Adalet Bakanlığı’nın basına yansıyan bir metninin olduğunu, bu metinde Nuriye ve Semih’ten “örgüt üyesi” denilerek bahsedildiğini ve aslında bakanlığın çoktan karar veriş olduğunu belirtti. Kozağaçlı “Adalet Bakanlığı başsavcılığa yazı yazmış, mahkemeler karar verir demiyor, kendi hükmü vermiş” ifadelerini kullandı.

 

“Etkili savunma yapabilmek için tahliyemi istiyorum”

Nuriye tekrardan söz alarak “Bu hafta içinde yeni gelişme oldu. OHAL Komisyonu’nun karar vermesi bekleniyor. Görevime iade edilirsem tutuklu olmak istemiyorum. Etkili savunma yapabilmek, mahkemenize gelmek için tahliyemi istiyorum” dedi.

Nuriye, Ankara Numune Hastanesi’ndeki hekimleri hekim olarak görmediğini belirterek “Yoğun bakımda tutulduğumda bana komposto getiriyorlardı. En son muhallebi getirdiler! Bu saygısızlıktır! Yemezsem hemşireler çöpe atacaklarını söylüyorlar! 200. Günü geldiğimde muhallebi yemem ölmem demektir” ifadelerini kullandı.

 

Dava 1 Aralık’a ertelendi

Uzun süren bekleyişin ardından mahkemeye heyetini kararını açıkladı. Heyet Nuriye’nin tutukluluğuna karar verirken, dava 1 Aralık’a ertelendi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu