GüncelManşet

“Savaşan taraflardan birinin lideri esirse barıştan söz edilemez”

İstanbul: 5 Nisan’dan bu yana PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ailesi, avukatları ve HDP heyetiyle görüştürülmemesiyle üzerinde yoğunlaştırılan tecrite son verilmesi ve Öcalan’ın serbest bırakılması talebiyle Öcalan’a Özgürlük Platformu, bugün Elite World Otel’de bir basın toplantısı düzenledi.

Platform adına Zübeyde Teker, 5 Nisan’da başlayan krizin kaosa doğru ilerlediğini ve barış savunucuları ve “çözüm süreci”nin tarafları olarak bu uygulamadan duydukları rahatsızlığı dile getirmek amacıyla bu toplantıyı düzenlediklerini aktardı. Daha sonra sözü platform sözcüsü Av. Eren Keskin’e bıraktı.

 

“Barışı savaşanlar yapar”

Barışı savaşanlar yapar, masaya savaşan iki taraf oturur. Savaşan taraflardan birinin lideri, diğer tarafın elinde esirse barıştan söz edemeyiz. Bugün bırakın Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü, ailesi ve avukatları ile görüşmesi dahi engelleniyor” diyen Keskin, “Sayın Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a barış gelmesi için elzem bir konudur” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Keskin’in ardından katılımcılar tek tek söz olarak hem sürece dair düşüncelerini hem de atılması gereken adımlar konusunda önerilerini paylaştılar. Türkiye Barış Meclisi’nden Hakan Tahmaz, “Akıllı bir devlet, bu barış talebini görür. AKP’nin bu süreci tersine çevirme gücü yoktur” dedi.

 

“Devlet tecriti koz olarak kullanmaktan vazgeçmeli”

Tahmaz’ın ardından platformun kurucularından gazeteci-yazar Ayşe Batumlu, “Rojava’da Sayın Öcalan’ın yıllar önce orada ektiği tohumlar yeşerdi. Devlet, Rojava’daki rüzgarın etkisini görerek de bu tecridin dozajını artırıyor. Bu anlamda Sayın Öcalan’a yönelik tecride karşı mücadele etmemiz son derece önemli” dedi. Sanatçı Rojda, toplumda algıların değiştiğini, seçimlerin sonuçlarının da bunu gösterdiğini vurguladı ve “Devlet tecriti bir koz olarak kullanmaktan vazgeçmeli” dedi.

DTP eski milletvekili Ufuk Uras, iki haftadır hükümete Öcalan ile devlet yetkililerinin görüşme gerçekleştirdiklerini duyduğunu ve bunun gerçek olup olmadığını sorduğunu ancak hala bir yanıt verilmediğini söyledi. Uras, HDP’nin by-pass edilerek görüşmelerin tek taraflı gerçekleştirilmesini eleştirdi.

 

“İmralı hayalet cezaevidir”

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Cengiz Çiçek Öcalan’ın Türkiye’ye getiriliş sürecini hatırlattı, “Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ideolojik bir hamle” olarak tanımladığı bu sürecin bugün de Rojava devrimine dönük sürdürüldüğünü kaydetti.

İmralı Hapishanesi’nin “hayalet hapishane” Guantanamo Hapishanesi’ne benzediğini söyleyen Çiçek, “Hayalet cezaevinde o ülkenin yasaları geçmez. İmralı’da da bu ülkelerin yasaları geçmiyor. Bu yönüyle bakıldığında İmralı da hayalet cezaevidir” dedi. Öcalan’ın artık sadece ailesi ve avukatları ile değil Kürt hareketinin kadroları ile görüşebilmesi için kanalların açılması gerektiğini vurguladı.

 

basin toplantisi“Tecrit İmralı cezaevi lağvedilirse sona erer”

DBP’den Hüseyin Koçuk, “Kürtler artık devletin Önder Apo ile bir diyalog geliştirmesini beklemiyor. Artık Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü bekliyor. 7 Haziran’da Türkiye’nin diktatörlüğe gidişini durdurduk. Artık gündemimizde Önder Apo’nun özgürlüğünün sağlanması var” dedi.

Kürt sanatçı Kawa’nın Kürtçe konuşmasının ardından Mezopotamya Hukukçular Derneği ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Günay da, “Ailesi, avukatları ve heyet bugün Sayın Öcalan’da görüşse bile tecrit bitmez, ancak İmralı cezaevi lağvedilirse tecrit ortadan kalkar” dedi. Günay, avukatlar olarak, 5 yıldır uygulanan avukat görüş yasağına karşı 27 Temmuz’da Gemlik’te olacaklarını söyledi ve duyarlı tüm kamuoyuna çağrı yaptı.

 

“Bir halkın varlık sorunu ile oyun oynanmaz”

Toplantının sonunda açıklama yapan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, “Bir devlet bir halkın yaşam sorunu ile, varlık sorunu ile oyun oynayamaz. Devlet bu süreci çocuk oyununa çevirdi. Her gün ölüm ve bu ölümlerin altında TC devletinin imzası vardı. Bunun AKP ile ne ilgisi var? Bundan önce AKP mi vardı? Sorun devlete aittir” diyerek “çözüm süreci”nde gelinen noktayı kınadı.

Böyle davrandığı sürece Kürt halkının devlete artık güvenmeyeceğini söyleyen Ayna, “Öcalan’a ve siyasi tutsaklara özgürlük” sloganı ile başlattıkları imza kampanyasında 10 milyon imza topladıklarını hatırlattı ve “10 milyon imzayı sadece Kürtler atmadı” dedi. Toplantı somut önerilerin toplanması ve önümüzdeki süreçte bu konuyu gündemde tutmak için çalışmaların yapılacağı vurgusuyla sonlandırıldı.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu