EmekGüncel

SÖYLEŞİ | “Yaşadığımız koşullar, işçi sınıfının ortaklaşmasına vesile olmalı”

"Bu gidişata dur diyecek en temel güç işçi sınıfıdır. Dolayısıyla sadece Türkiye açısından değil tüm dünyada da 1 Mayıs, işçi sınıfının güçlerini birleştirmesine vesile olmalıdır"

Yaklaşık 4 aydır dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle Dünya’da ve Türkiye’de birçok etkinlik iptal edildi.

Fiziksel mesafeyi korumak ve salgının yayılmasını engellemek için meydanlarda kutlanması iptal edilen Newroz etkinliğinden sonra 1 Mayıs kutlamalarının meydanlarda yapılmasının iptali de tartışma konusu.

1 Mayıs etkinlikleri ile ilgili son gelişmeleri İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu’na sorduk. Platformun Dönem Sözcüsü Sinan Ceviz, 1 Mayıs’a giden süreci, salgınla birlikte işçilere yönelik artan hak ihlallerini ve yaşadığı sorunları bize anlattı.

 

Koronavirüs gölgesinde sizce bu sene nasıl bir 1 Mayıs süreci yaşanacak? Sendikaların, konfederasyonların önümüzdeki 1 Mayıs ile ilgili net bir tavrı var mı?

1 Mayıs’a böyle koşullarda gitmek bizim için yeni bir tecrübe olmaktadır. Dünyada sendikal hareketin en azından yakın tarihinde pandemi koşullarında bir 1 Mayıs kutlama tecrübesi yoktur.

Tabi biz İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olarak bu durumla ilgili çeşitli tartışmalarımızı sürdürüyoruz.  Çeşitli sendika konfederasyonları ve birçok bağımsız sendikanın da konuyla ilgili tartışmalar yürüttüğünü biliyoruz. Yani sendikalar böyle bir koşulda nasıl bir 1 Mayıs süreci olacağını tartışmaktadır. Bizim de bu konuyla ilgili altını çizdiğimiz, vurgu yaptığımız şey ise 1 Mayıs, işçi sınıfının dayanışmayı örmesi ve bunu ortak bir mücadele zeminine dönüştürülmesidir.

Bugün Türkiye’de sendikaların çeşitli talepleri var. Bunlar için çeşitli çabalar harcanıyor, mücadele ediliyor. Örneğin ücretli izin uygulanması, ücretsiz iznin yasaklanması, sendikal faaliyetlerin askıya alınmasıyla ilgili kararın geri çekilmesi gibi taleplerle birlikte sağlık hizmetlerinin ücretsiz, herkesin ulaşabileceği bir şekilde uygulanması gibi çeşitli talepler var.

Bu talepler eksik, eleştirilebilir veya tartışmaya değer olabilir. Sendikaların tutumlarına dair söylenecek şeyler de vardır fakat genelde baktığımız zaman benzer talepler için çalışma sürdürdüklerini söyleyebiliriz. Böylece 1 Mayıs’ta bu mücadelelerin taçlandırılacağı bir gün olacak.

1 Mayıs öncesinde her yıl olduğu gibi bir haftaya yayılan etkinlikler planlanabilir veya bu sene başka bir şey de düşünülebilir.

Bunlara yönelik şu anda çeşitli tartışmalar sürdürülüyor. Umarız ki bu pandemi koşulları bir an önce biter ancak bitmediği taktirde nasıl bir yöntem kullanarak tavrımızı ortaya koyacağımız da tartışılıyor. Fabrikalarda, işyerlerinde çalışmalar devam ediyorsa fiziksel mesafeye uyarak sesimizi çıkarmamız, üretimin durdurulmasını talep etmemiz gibi bir tartışma yapılıyor.

Süreç giderek daralıyor. Önümüzde 10 günlük bir süreç kaldı. Bu tartışmalar da giderek somutlaşıyor. Konfederasyonlarımızın bu konuda yapacağı ortak bir açıklama olabilir. Ülke genelinde ses çıkarma gibi birçok etkinlik de gündemde. Biz de bunları izleyip buna göre bir pozisyon almış olacağız.

 

Daha önce platformun yaptığı açıklamada “1 Mayıs’ın sadece bir alanda toplanmaktan ibaret olmadığını, 1 Mayıs’ta bir araya gelmenin çeşitli yöntemlerinin olduğu”ndan bahsetmiştiniz. Bunu biraz açar mısınız?

 

Biz her zaman platformumuzun faaliyet gösterdiği yerlerde birleşik ve güçlü bir 1 Mayıs olması gerektiğini vurguladık.

Bizim İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olarak amacımız kendi belirlediğimiz yöntemleri uygulamak değil, konfederasyonlarımızın bir araya gelmesi, her işyerinde, her fabrikada, her evde uygulanabilecek bir yöntem belirlemesini talep etmektir.

Kişi olarak benimde söyleyeceğim şeyler olabilir ama şu anda çeşitli tartışmalar olduğu için yönteme dair bir şey ifade etmek istemiyorum. Nasıl ki sağlık çalışanlarımızı belli bir saatte alkışlayarak tüm Türkiye’de ortak bir duyguyu ifade edebiliyorsak, buna benzer yöntemler de belirlenebilir. Özetle olağanüstü koşulları gözeterek, fiziksel mesafeyi gözeterek uygun bir yöntem belirlenebilir.

 

Yani özetle bir yöntem belirlenecek ise bunun ortak bir şekilde olması gerektiğini söylüyorsunuz, değil mi?

 

Bizim net önerimiz, Türk-İş’in ayrı DİSK’in ayrı Hak-İş’in ayrı bir yöntem belirlediği bir durum yerine ortak talepleri daha iyi vurgulamak için bir araya gelmeleridir.

Şöyle düşünün, İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu, İstanbul’da belli şubeleri temsil eder, Gebze Sendikalar Birliği yine aynı şekilde belli sendikaları temsil eder. 1 Mayıs özelinde konuşursak bu bölünmüşlük, daha önceki yıllarda da eleştiri konusuydu.

Bunu ortak taleplerle tek bir mücadele zeminine getirebilecek kurumlar, konfederasyonlarımızdır. Dolayısıyla konfederasyonlarımız, sendikaların çağrısına yanıt vermeli, hızla planlamaya geçmelidir.

 

Koronavirüs nedeniyle işçilerin haklarına yönelik ihlallerin çok fazla olduğu bir süreçte 1 Mayıs’a gidilmekte. Bunun 1 Mayıs’ı diğerlerinden ayırdığını, bu sene ortak bir 1 Mayıs’ın daha elzem olduğu söylenebilir mi?

 

Evet. Zaten 1 Mayıs’ın asıl manası da budur. Herkesin bir yana çektiği, farklı merkezlerde gerçekleştirdiği, konfederasyonların ayrı ayrı örgütlediği 1 Mayıs’lar değil ortak bir 1 Mayıs’a gidilmelidir.

Biz bunu 2018 ve 2019 1 Mayıs’ında da söylemiştik. 2020 1 Mayıs’ı daha güçlü yapılmalıdır. İşsizlik, işten atmalar inanılmaz derecede artıyor, ücretsiz izin emekçilere dayatılıyor. Sendikal faaliyetlerin askıya alınmasıyla ilgili kararın çıkmasıyla birlikte işçilerin sorunları giderek katmerleşiyor. Böylece bize bu zamanda düşen görev işçilerin hem salgına karşı korunması için hem de ekonomik sorunlardan korunması için on gün sonra güçlü bir çıkış yapmaktır.

 

Son olarak yürüttüğünüz çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Özetle 1 Mayıs’a yönelik bu çağrılarımızı düzenli olarak sürdürüyoruz. Sizinle yaptığımız bu konuşmadaki ana fikir ile konfederasyonlarımıza çağrı yapıyoruz. Bunun dışında kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmaktayız.

Kovid-19 salgınıyla ilgili sektör bazlı verileri  online basın toplantıları ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Hangi sektörde ne kadar vaka, ölüm olduğunu, hangi işyerlerinin çalışmaya devam ettiği gibi istatistik belirten bu kapsamlı raporları paylaşmaktayız. 1 Mayıs sürecini ise en azından bir haftalık sürece yaymaya çalışıyoruz. Tabi bunun fiziksel mesafeyi ve diğer önlemleri gözünde bulundurarak sağlaması gerektiğinin altını çizmekte fayda var.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Bu gidişata dur diyecek en temel güç işçi sınıfıdır. Dolayısıyla sadece Türkiye açısından değil tüm dünyada da 1 Mayıs, işçi sınıfının güçlerini birleştirmesine vesile olmalıdır. Başta konfederasyonlarımız olmak üzere Türkiye’deki sendikal hareket de bunun için gayret göstermelidir.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu