Manşet

“Tabutlarımız hazır, kimin gireceği belli olmaz!”

Ankara: Dikmen vadisi yine yıkım girişimi ve direniş görüntüleriyle gündeme geldi. Biz de Özgür Gelecek gazetesi olarak vadiye giderek olaylara ve son sürece dair konuşmak istedik. Barınma Hakkı Bürosu’nda gerçekleştirdiğimiz röportajda Halkevleri faaliyetçisi olan Tuncay Akkuş ve otuz senedir mahallede yaşayan Şahin amca bize eşlik etti…

Ö-G: Dikmen’de son durum nedir, onunla başlayabiliriz…

Tuncay Akkuş: Süreci anlatayım size. Zaten 8. seneye giren bir kentsel dönüşüm projesi var. Bu proje altı senedir büyükşehir belediyesinin üstünden gidiyordu.

Büyükşehir belediyesi üç, dört defa buraya saldırı düzenledi. 1 Şubat 2007’de 5300 polis ile kuşatma altında saldırı düzenledi. Bir tuğla bile kaldıramadan, arkalarına bile bakmadan gittiler.

Son 1 senedir de, ben yapamıyorum deyip ihaleye çıkardı bu işi. İhaleyi de Bitlisli bir şirket aldı. Sadece sözleşmeli evleri yıkacağım diye ihale vermiş büyükşehir belediyesi, ama aslında işin bize gelen kâğıtlarda bütün evleri kapsadığını gördük.

İhaleyi alan bir şirket var, büyükşehir üstünden atmış sonra Aralık ayında burası afet bölgesi ilan edilip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredildi bakanlığa devredildi.

Biz hem ihaleyi alan şirkete hem de Büyükşehir’e artık burası sizin değil diyoruz, burası bakanlığa devredildi ve afet bölgesi ilan edildi. Burada yapı vb. hiçbir şekilde bir şey yapılamaz çünkü buranın deprem bölgesi olduğunu söylediniz. Ama ihaleyi alan şirket (Genkar) yıkmak için ısrar ediyor.

“Buraya para gömdüm. 2 milyon kadar param var burada. O parayı buradan bir yıkım ya da tutanak tutturmazsam ihaleye giremeyeceğim, bu parayı alamayacağım” diye 1 aydır burayı taciz ediyor. 13 Şubat’ta geldiler, 14 Mart’ta geldiler. 13 Şubat’ta geldiklerinde Ankara’nın muhtelif yerlerinden buldukları çakalları getirmişler. 30 yakın güvenlik tutmuşlar parayla. Onlarla beraber geldiler, biz yıkıma geldik diye.

dikmen-vadisi-ikinci-raunda-hazir-3633Onlara sonrasında müdahale edip gönderdik. Sonrasında 1 ay ses çıkmadı. En son 14 mart dediğiniz Pazartesi ve Salı günü mahallenin etrafında dolaştılar. Biz buralarda bekledik.

Bir şey olmadı ama 14 Mart Perşembe günü sabah buraya geldiler. Bu sefer güvenlik ekibi yok işin içinde, Ankara’nın muhtelif yerlerinden topladıkları çakallarla…

– Tehdit telefonları ediliyor mu hala?

– Tarık abiyi arayıp, kapısına silahla ateş edilmişti, “kurşunun ne anlama geldiğini öğren, çekil” diyerek tehdit etmişler.

– Mahalle halkına tehdit telefonları geliyor mu?

– Mahalle halkına değil, Tarık abiye çok geliyor.

Şahin Doğan: O telefonlar çok umurumuzda değil istedikleri kadar tehdit etsinler.

– Büyükşehir Belediyesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devretmesinin sebebi nedir?

– Melih Gökçek burada bir şey yapamayacağını anladı, çünkü 5 defa saldırdı ama yıkamadı. Biz ona karşı her türlü taktik yaptık. Onu masaya bile oturtturduk. Ankara’da sözünü geçiremediği tek şey, Dikmen vadisidir. Bu onun

biraz elini sıkıştırdı. Bu meseleyi de elinden çıkarmak istedi, “uğraşamıyorum artık ihaleye vereyim ihaleyi alan şirket uğraşsın” diye düşündü. Sözleşmeyi bir görün hiçbir şekilde sorumlu değilim diyor.

Her şeyden sorumlu sizsiniz diyor. Şirketi kandırmış durumda. İhaleyi alan bütün şirketlere “Orada benim imzaladığım evler var, gidip söylerseniz onlar çıkarlar. Sizde yıkarsınız onları.”

Buraya 4-5 tane şirket geldi biz ihaleye gireceğiz, durum nedir diye. Biz anlatınca çekildiler, sadece 1 tane şirket(Genkar) girdi ihaleye ve o aldı. Ona da bizim evler var o evleri gider yıkarsınız demişler. Büyükşehire de ihale bedeli yatırmışlar 25 Mart’ta da süreleri doluyor onların. Yatırdıkları para da yanacak, 1 sene ihaleye de giremeyecekler. Onların kasmasının sebebi de buydu zaten. Melih gökçek beceremediği için bakanlığa devretti.

Ö-G: Bir mahalleli olayların ardından tutuklandı…

dkmen vadisii– Mahalleden bir kişi aldılar. Elinde silahla fotoğrafı var. 2 tane yaralı var, “kasten sen yaraladın” diye tutukladılar. Hani olayda ilk silahı kullananlar onlar, özel sopa yaptırmışlar, küfür ederek geldiler, ellerinde pompalı tüfekleri çıkarıp ateş ettiler bizim abiler de kendilerini korumak için yaptılar.

– Mahallelilerde yaralı var mı?

– Bu sefer bizde yaralı yok. Sadece bir kişi tutuklandı ve bir haftadır da hapishanede. Ama balistik raporu belli olunca durumda beli olacak. Çıkan olaylarda ilk gün bizim lehimizdeydi. Sonradan yapılan gazetelerde, televizyonlarda yapılan haberler bizim aleyhimize dönmeye başladı.

“Orası dağ başı mı, Dikmen teksas gibi oldu, Cumhurbaşkanına 2 km yakınlığında silahlar atılıyor” gibi haberler. Bu durumu bizim aleyhimize döndürmeye çalışıyorlar. Olay başlayınca polise telefon ettik. Silahlarla mahalle basılıyor, insanların can güvenliği yok, ortada polis yok.

Tamam geliyoruz, tamam geliyoruz deyip oyaladılar. Gelmediler. Üç saat karşı karşıyaydık, bir tane polis yok ama tabi içlerinde gözüküyor. Geçen gün basın açıklaması yaptık Mülkiyeliler Birliği’nde.

Bize saldıranları yönlendiren, onlarla beraber yürüyen ve kaçan TEM polisleri oradaydı. Neden gelmedikleri anlaşılır zaten. Böyle bir durum var olaydan sonra 3 gündür de üstümüze yıkmaya çalışıyorlar.

Dikmen vadisi suçlu diye. Hukukta meşru müdafaa vardır. Senin evine saldırı varsa sen evini korursun. Onlar silahla geliyorlarsa bizde kendimizi korumak zorundayız,

– Tekrar bir saldırı bekleniyor mu? İhale 25’inde bitecek dediniz, başka bir şirket mi alır ihaleyi?

– Bundan sonra zannetmiyorum başka bir şirket ihaleyi almaz. Bu kadar basında çıktı. Sonrasında ne olacağını biz de kestiremiyoruz, belediyenin elinden çıkmış durumda. İhale süreci de bitiyor artık bakanlık biz ilgileneceğiz diyecek öyle bir şey bekliyoruz.

– Şahin amca, sen ne düşünüyorsun son olaylarla ilgili?

Şahin Doğan: Son saldırılarda arkadaşımın dediği gibi adamlar defalarca denediler yıkmayı. Sonrasında bizim büroya geldiler, “biz boş evleri yıkacağız” dediler. Ben de vardım, gelenlere şunu dedik” burada boş ev yok, bir tek boş ev bulun biz gidip yıkalım.” yok deyip 490 tane boş ev olduğunu iddia ettiler.

Zaten 500 tane ev var, oturanlarda bizleriz. Boş ev olsa da mahalle sakinleri olarak biz gidip yıkıyoruz, biz diyoruz ki buraya ne panzer girebilir ne kepçe girebilir. Kepçe vadiye girdiği zaman, bizim sinirlerimiz bozuluyor.

– Peki buradaki halka yıkımların ardından ne vaat ediyorlar?

– Yedi senedir biz bunun mücadelesini sürdürüyoruz. Yedi senedir biz bunu basına da açıklıyoruz. Bize vaat ettiği hiçbir şey yok, buradaki vatandaşa sizler evinizi boşaltın, siz burada hak sahibi değilsiniz, Ankara’nın 20-30 km dışına arsa verelim diyorlar. Verdikleri yerlerde de yol yok, imar planı yok, alt yapı yok, hiç bir şey yok. Gidin orada ev yapın diyorlar. Arsayı 16 bin TL’ye veriyor. 200 metrekare, gidin üzerine ev yapın diyorlar.

– TOKİ konutlarında 15 seneliğine ev veriyorlarmış?

– O konuyu da biz belediye başkanı ile gittik konuştuk, üç sefer belediye başkanı ile sekiz sefer de yardımcıları ile görüştük. Bize ilk olarak şöyle dediler, “75 metrekare evde oturacaksınız. Bunları biz sizlere geliş fiyatına, 43 ile 52 bin TL arasında vereceğiz. Biz de geldik burada mahalle halkıyla toplantı yaptık. Bir gidip görelim evleri diye. Belediye otobüs tahsis etti, evler inanın ki balkon dâhil ara koridorlar dâhil 54 metrekareyi geçmeyen evler.

Bunu da bize anlattığında 15 yıllığına TOKİ’ye devrediyor ve bize diyor ki siz TOKİ ile anlaşacaksınız, onun şartlarına uyacaksınız. Tefe, tüfe vb. zamlara uymamız gerektiğini söylediler. Bizler bunu bilirkişilere danıştık. Toplattık hesaplattırdık, bunların önerdiği daireler en az 112 bin tl ye çıkıyor.

dikmen-yikiminda-meydan-savasiBizler tekrar Büyükşehir’e bildirdik evleri kabul etmiyoruz diye. Sonrasında şartlarınız nedir diye sordular.

Şartlarımız şudur; ödenebilecek borç, yaşanabilecek konut istiyoruz sizden, başka hiçbir şey istemiyoruz. Melih Gökçek; “ben öyle bir şey veremem anlaşıyorsanız TOKİ ile anlaşın, anlaşmıyorsanız benim yapacağım başka hiçbir şey yok, hadi kalkın gidin” dedi.

Biz de, “bu halkın masasıdır biz bu masadan kalkmayız, gidiyorsan sen buyur” dedik. Ve bizden önce kaçtı gitti, biz de kaçma gel dedik. Sonra dedi ki beni tehdit ediyorlar.

Açık açık söylüyoruz her zaman ve her yerde söylüyoruz; yaşanabilir bir konut, ödenebilecek borç istiyoruz. Bunu da vermiyorsan bize “tabutlarımız hazır, kimin gireceği belli olmaz” bunu her yerde de söylüyoruz yani. 2010 yılında dava açtık, bilirkişi istedik. Bize dedi ki “Ankara Üniversitesinden bilirkişi getirmeyeceksiniz.” Sen söyle dedik, dediği üniversitelerdeki bilirkişiler geldi, 8 araç ile 3 bilirkişi geldi ve bizim lehimize sonuç verdi.

Dikmen vadisinde çok katlı konutlar yapılamaz, Dikmen vadisi Ankara’nın hava sirkülâsyonu alanıdır, oksijen kaynağıdır yeşil alanın korunması ve oradaki evlerin iyileştirilmesi gerekir dendi raporda. Tekrar Danıştay’a dava etti, dava sonucunu bekliyoruz. Danıştay da kararı bizim lehimize verecek diye bekliyoruz.

Tuncay Akkuş: Bilirkişi raporunda, buradaki ağaçları kesip hava sirkülasyonunu engellerseniz tıpkı dünyanın birçok yerinde olduğu gibi oksijensizlikten insanların yaşanabilir ömürleri kısalmasına sebep olursunuz deniyor.

Ölüm oranları artacak diye, buraya dokunmayın bura yeşil kalsın, insanların evlerini iyileştirin, bırakın zaten onlar iyileştirir. Orada kentsel dönüşüm yapılamaz diye

de bilirkişi rapor verdi. Şimdi Danıştay’dan da karar bekliyoruz. Dört tane de yürütmeyi durdurma kararı var ama Melih Gökçek projeyi alıyor virgül koyuyor tekrar çıkarıyor.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu