Kültür&Sanat

TİHV’in film günleri sona erdi

İzmir: Gerçekleştirilen 5. İnsan Hakları belgesel film günlerinin bu yıl beşincisi bugün yapılan son gösterimler sona erdi.

11-14 Aralık 2014 tarihleri arasında İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Şubesi ve Ege Üniversitesi İletişim Çalışmaları Topluluğu tarafından organize edilen belgesel filmler bugün yapılan son filmlerle sonlandırıldı.

“5. kez organize edilecek festivalin bu yılki teması ise, yeterli önlemlerin alınmadı iş yerlerinde gerçekleşen kazalarda hayatını kaybeden işçiler ve sayıları 2 milyonu aşan mülteciler için” şeklinde tema ile yapılan filmlerin her biri birbirinden değerli konuları işliyordu.

Kısa filmlerin yanı sıra uzun matrajlı filmlerin de yer aldığı film günlerinin ilki “Cennetin düşüşü” ile başladı.

İkinci film olan “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” adıyla Gezi İsyanını anlatan Reyan Tuvi’nin yönetmen olduğu filmi izleme şansı bulduk.

Film günlerinde ilk izlediğimiz bu film, Gezi İsyanının her rengini anlatması anlamında oldukça olumluyken, daha çok “duran insan” eylemleri, yürüyüşler çok daha ön planlana tutulmaktaydı.

Özel olarak çatışma videolarının olmaması, rengârenk direnişteki tüm güzellikleri anlatmasının yanı sıra dikkat çekici bir yerde durmaktaydı.

Kazım Öz’den “HE BÛ TUNE BÛ” belgeseli

En son gösterilen 3 filmi izleme fırsatı bulduk bugün, ilki Kazım Öz’ün yönetmenliğini yaptığı “HE BÛ TUNE BÛ, bir varmış bir yokmuş” filmiydi.

Kürt yönetmen Öz, bu filmler bizleri Kürdistan’a, Kürt halkının o coğrafyadaki yaşamına götürdü.

Kalabalık ve çok yoksul olan Batmanlı Kürt bir ailenin Ankara’ya tarım işçiliği için yaptığı göçle yaşadıklarını anlatan Öz, gerek kurgusu gerek konuyu ele alışıyla oldukça iyi bir belgesel çıkarmış ortaya.

Mevsimlik tarım işçilerinin genel anlamda Kürdistan coğrafyasından büyük şehirlere göç etmesiyle, yoksulluk ve şehre yabancılıklarıyla yaşadıkları sıkıntıları da konu edinen belgesel, ülkenin dört bir yanından göç eden birçok insanın borç içindeki yaşamını anlatarak önemli bir gerçeğe dikkat çekmiş.

Her konuşmada, her sahnede kendimizi bulabileceğimiz bir film.

ASFUR Türkiye’de bir göç gerçeğini gösteriyor

İzlediğimiz diğer film ise Asfur oldu. (Arapça Kuş demekmiş) Suriye’de süren savaştan Türkiye’nin çeşitli illerine gelen Arap, Kürt, Bedevi, Ezidi, Hıristiyan yüzlerce kişinin savaştan göçü sırasında yaşadıklarını konu edinen belgeselin yönetmenliğini Eylem Şen yapmış.

Belgeselin ardından Eylem şen ile yapılan söyleşide Şen, amacının göç eden ve mülteci “statüsünde” bile olmayan bu insanların anlatmak olduğunu belirterek, çekimler sırasında güçlük çektiğini sözlerine ekledi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu